Kelime Kökeni: Arapça-benâdık
– Fındık
– Küçük taş
Cümle içinde kullanımı: “Bunduk yiye yiye etrafta dolanıyor bu kadar enerjiyi ne yapacak bilmem.”
Kelime Kökeni: Arapça-benâdık
– Fındık
– Küçük taş
Cümle içinde kullanımı: “Bunduk yiye yiye etrafta dolanıyor bu kadar enerjiyi ne yapacak bilmem.”
Kelime Kökeni: Arapça-bunduk çoğul biçimi
– Fındıklar
– Yuvarlak kurşunlar
– Fındık gibi yuvarlak olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Hemen hemen hepsi benâdık halde avuçları arasında peyda oluyordu.”