Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bela
– Felaket
– Keder
– Sıkıntı
– Kötülük
– Mihnet
– Yoksulluk
– Ziyan
– Naks
– Olumsuzlama
Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibilerin başından darrâ eksik olmaz, her türlü musibeti çekeriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bela
– Felaket
– Keder
– Sıkıntı
– Kötülük
– Mihnet
– Yoksulluk
– Ziyan
– Naks
– Olumsuzlama
Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibilerin başından darrâ eksik olmaz, her türlü musibeti çekeriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bela
– Sakıncalı durum
– Musibet
– Mücazat
Cümle içinde kullanımı: “Bukkârî bir derde bulaşan elim değil bulanık kalbimin sularıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Enduh
– Keder, gam
– Tasa
– Felâket
– Musibet, afet
– Sıkıntı, ağırlık
– Müşkilat
– Ceza
– Sakıncalı durum veya olaylar
Cümle içinde kullanımı: “Şimdi saat yokluğunun bulaştığı belâ dakikalara dönüşürken yalnızlığım sana hediye olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-âfât çoğul biçimi
– Bela, kötülük, sakınılacak şeyler, kıran, büyük felaket, badire
– Adamı aşk belasına düşüren dilber, insanın başını döndüren kadın, çok güzel kadın
– İnsanın içine düştüğü zor güç durum
Cümle içinde kullanımı: ” Öyle bir afeti devran ki bir salınışı, bir bakışı onlarca adamı muma çevirir. “