Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hüner
– Elinden iş gelmez
– Beceriksiz
– Aciz olan
– Becerisi olmayan
– Hünersiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hüner olan kimselere büyük maharetler yüklemek sizce de hata değil midir?”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hüner
– Elinden iş gelmez
– Beceriksiz
– Aciz olan
– Becerisi olmayan
– Hünersiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hüner olan kimselere büyük maharetler yüklemek sizce de hata değil midir?”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yeteneksiz
– Âciz
– İş bilmeyen
– Elinden iş gelmeyen
– Ustalığı bulunmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bizler kalbimizin beceriksizliğine aldanıp aşkın âciz yanlarına sığınmıştık.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Aptal, dangalak, ahmak, budala, bön
– Beceriksiz
Cümle içinde kullanımı: ” Şu sektöre girdim gireli şehirdeki bütün andavalları tanıdım resmen!”