Kelime Kökeni: Arapça
– Aptallık, ahmakça davranma, kaşkavallı, alıklık, belahat
Cümle içinde kullanımı: “Allah günah yazmasın lagâbet tavırlarına sinir olduğum için aramalarına geri dönüş yapmıyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aptallık, ahmakça davranma, kaşkavallı, alıklık, belahat
Cümle içinde kullanımı: “Allah günah yazmasın lagâbet tavırlarına sinir olduğum için aramalarına geri dönüş yapmıyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ezbercilik
– Boşsözcülük
– Bir sözü veya yazıyı tasannua, değerli göstermeye kaçan kelime süsleri
Cümle içinde kullanımı: “Mübalağa sanatı bir nevi TEZYİNÂT-I LAFZİYYE’ye dayanmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlü olarak, söze bağlı olarak, sözel olarak, sözün gelişine göre, yapısına göre
– Yazılı olmayarak, konuşarak
Cümle içinde kullanımı: ” Yazılı kurallar bir yana lafzen etik kuralları toplum düzenini belirmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir tek söz, tek bir kelime, tek kelam,
Cümle içinde kullanımı: “Bu şehri terk etmeden önce hepinizin yüzüne söyleyecek lafzam var. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Birden fazla kavramı olan söz, birden fazla anlamı olan söz
Cümle içinde kullanımı: “Lafz-ı müşterek anlatımlarla kimseyi şaibe altında bırakmayınız rica ediyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Herkes tarafından bilinen söz, manası herkes tarafından müşterek olan laf
Cümle içinde kullanımı: ” Lafz-ı küllî kelimelere örnek vermek istenirse ‘su’ sözcüğünü örnek verebiliriz. “
Kelime Kökeni: Arapça-elfaz çoğul biçimi
– Anlamlı veya anlamsız ağızdan çıkan söz, kelime, sözcük, kelam
– Söylem
– Yasaların sözcükle bildirmek istediği anlam, yasanın söylemi
Cümle içinde kullanımı: “Lafız ağızdan çıkan havanın dil yardımıyla ses olarak dışarı çıkmasıyla oluşur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşkusuz, besbelli, şüphesiz, tartışmaya gerek olmaksızın, elbette, işkilsiz
Cümle içinde kullanımı: “Sorguda aldığımız cevapların hepsi lâ-cerem doğru ve müspetti.”
Kelime Kökeni: Farsça ve Arapça
– Çıplak, soyunuk, üryan, nü, cıbıl
– Dar, sıkışmış, rahat olmayan, heyecan
– Reçineli sıvı, laka, lak
– Yüz bin (Hind.)
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat ve zarf
– Gerekli, gerekli olan, gerek, lazım, zaruri, mutlaka, zorunlu
– Gerekli olarak, zaruri olarak
Cümle içinde kullanımı: ” İhtiyaçlarınızı lâ-büd olanıyla sınırlarsanız yapılacak yardımlar en iyi şekilde değerlendirilmiş olur.”