Açlık Krizlerine Son Vermenin Kısa Yolları Nedir?

Obezite ve fazla kilolarla savaş vermeye hazırsınız, yalnız açlık krizleri gözünüzün kararmasına mı neden oluyor?

Sakin olun ve asla diyetinizi bozacak bir şeye kalkışmayın. Anlık gelen açlık krizlerini atlatacak ve sizi gün boyu tok tutacak tavsiyelerimizle bu savaşın galibi siz olabilirsiniz!

Öncelikle birinci kural; Bol Su içmeyi Unutmayın!

Bir insanın gün boyunca tüketmesi gereken su miktarı 2 litreyken, kilo başına 35ml. Beynimizin açlık sinyalleri göndermesinin bir nedeni susuz kalmak.

Ana öğünlerde yeşillik tüketmeye devam edin!

Midenin boşalma hızını kesen çiğ sebzeler sağlıklı oldukları kadar tok kalmayı da sağlıyor. Her ana öğünde mutlaka çiğ sebzelere ve salatalara öncelik verin.

Meyve yiyerek tatlı ihtiyacınızı karşılayın.

Diyetler, sağlıklı beslenme derken kan şekerimizin düştüğü anlarda canımız doğal olarak tatlı tüketmek istiyor. Bu gibi durumlarda direkt şekerden yapılma ağır tatlılar tüketmek yerine meyveyle şeker ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Ara öğünleri atlamayın!

Uzman diyetisyenler beslenme programı yazarlarken mutlaka ara öğünlere de yer verirler. Ara öğünler açlık krizlerinizi bastırdığı gibi tok kalmanızı sağlayacaklardır.

Protein ağırlıklı beslenin.

Gece ve sabah arasındaki uzun saat dilimi boyunca aç kalan bedeninizi kahvaltı da protein ağırlıklı beslenerek metabolizmanızı hareke geçirebilirsiniz.

Tam tahıllı ekmek tüketin.

Beyaz undan yapılma ekmek tüketmek yerine içeriğinde farklı tahılların bulunduğu ekmek daha zor sindirilerek açlık hissetmenizi engelleyecek.

İSTİSNA NEDİR?

İstisna Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Bir kimseyi başkalarından ayrı tutmak, Ayrı tutulma, Derogasyon, Eş anlamlısı Ayrıklık

Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun istisna olduğunu sınıfta bütün arkadaşları biliyordu’.

Stefan Zweing- Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Savaşın ortasında yazılarıyla ayakta kalmaya çalışan, edebiyatın gücüyle yaşama tutunan Stefan Zweing!

Anne tarafından Yahudi olan Stefan Zweing, 1. Dünya savaşının tam ortasında yayımladığı eserleriyle savaşın kederli ve acıklı yüzünü göstermeye çalışmıştır.

Hitlerin Nasyonel Sosyalizm akımı giderek ülkede yayılmaya başladığında, meydan yerinde kitapları yakılan Stefan Zweing için sürgün hayatının kapısı da aralandı.

Zweing’i edebiyattan ve yaşama azminden uzaklaştıran savaşın karanlık rengi olurken, pasaportuna vurulan Yabancı Düşman damgası direnişini tüketerek eşiyle intiharı seçmesine neden olmuştur.

Kendi kararıyla Nazilerin zulmünden ve kan akıtan akımlarından kurtulan Stefan Zweing dan geriye, insanlığa yönünü göstermeye çalıştığı eserleri kaldı.

Kısacık sayfalara ömürlük duyguları sığdırabilen Zweing, en bilindik ve beğenilen eserlerinden biri olan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ile aşka farklı bir bakış açısı ile dokunmuştur.

Daha önce okumayanlar için Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’ndan alıntıları sizlerle paylaşıyoruz…

Senden uzaktayken mutlu, halimden memnun yaşamak istemiyordum, kendi kendimi acılardan ve yalnızlıktan oluşma, karanlık bir dünyaya gömmüştüm.


Belki tanıdıklar da gelecek ve çelenkler getirecekler,fakat bir tabutun üstündeki çiçeklerin ne anlamı olabilir ki?Beni teselli edecekler ve birtakım sözcükler söyleyecekler, sözcükler, sözcükler; fakat ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin bana? Biliyorum,ondan sonra yine yalnız olacağım.Ve insanlar arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.

Sadece seninle konuşmak istiyorum. 
İlk defa her şeyi sana söyleyeceğim. Bütün 
hayatımı bilmelisin, her zaman senin olan 
ama senin asla bilmediğin hayatımı… Fakat sırrımı ben öldüğümde, artık bana cevap vermek zorunda olmadığında, uzuvlarımı ateşle sarsmakta olan şey gerçekten nihayete erdiğinde öğrenmelisin. Eğer yaşamaya devam etmek zorunda kalırsam, bu mektubu yırtacağım ve her zaman sustuğum gibi susmaya devam edeceğim. Mektup ellerindeyse şayet, artık ölmüş olan bir kadının sana, ilk dakikasından son nefesine kadar hayatını anlattığını bil. Sözlerim seni korkutmasın; ölü bir kadın artık hiçbir şey istemez, ne aşk ne merhamet ne de teselli. Senden sadece bir tek şey istiyorum: Burada sana sığınmakta olan acımın söylemiş olduğu her şeye inanman. Söylediğim her şeye inan, senden sadece bunu istiyorum. Hiç kimse biricik yavrusunun ölüm saatinde yalan söylemez !

Senden önce sadece kasvet dolu, hafızamın derinlerden çıkaramadığı bir karışıklık vardı; bir nevi, toz tutmuş, örümcek ağlarıyla sarılmış, karanlık nesnelerle ve insanlarla dolu bir mahzen…

Şimdi artık benim için yalnız sen varsın dünyada, yalnızca sen, benimle ilgili hiçbir şey bilmeyen sen, bu arada hiçbir şeyden haberi olmayanı oynayan veya her şeyi ve herkesi alaya alan sen. Evet, yalnızca sen, beni asla tanımamış olan ve hep sevdiğim sen.

Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?

Wabi-Sabi Nedir?

Japonca bir yaşam felsefesi olan Wabi-Sabi, 16. yüzyıldan bu yana varlığını sürdürerek bu güne kadar gelmiştir. Wabi kısaca kusurlu, doğal olanın güzelliği anlamına gelirken, Sabi eskimiş, kullanılmış olanın güzelliği anlamına gelmektedir. Budistlerin varoluşun üç işareti olan özgüven, boşluk ve anlamsızlık, ızdırap türetilerek bir yaşam stili haline getirilmiştir.

Bir yaşam tarzı haline gelen wabi-sabi, insana özgürce düşünmeyi, hissetmeyi, kurallar olmaksızın küçük ayrıntıları görmeyi öğretir. Dahası doğayı, hüznü, sevinci, mutluluğu, yaşanan her şeyi duygulara dönüştürmeyi amaçlıyor.

Daha derinlemesine bakıldığında Wabi ruhani bir yolu tanımlarken, Sabi nesnelerin barındığı güzelliği, estetiği ve nesnelerin sanatını simgeliyor.

Wabi-sabi birleştiğinde ise ortaya çıkan anlam; nesnelerin alışılmadık, kusurlu güzelliği olarak betimlenebilir.

Yaşam felsefesi olarak hayata empoze edilen Wabi-Sabi küçük ayrıntıların farkına vararak, kusurları da estetik bir bakış açış açısıyla görebilmeyi amaçlar.

İLHAM NEDİR?

İlham Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

Allah’ın peygamberlerin kalbine doldurduğu tanrısal aleme mahsus his ve fikirlere denir.

İçe doğmakla akıla gelen his, fikir, Eş anlamlısı Esin

Cümle İçinde Kullanımı:’ Ne resmi yapacağımı düşünürken birden ilham geldi’.

İKTİBAS NEDİR?

İktibas Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Geri vermek üzere almak,

Bir şeyin başka bir yerden kopyasını alıp başka yerde kullanmak, Eş anlamlısı Alıntı

Cümle İçinde Kullanımı:’ Yazdığı şiirin iktibas olduğunu öğretmeni anlamıştı’.