Asli Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Herhangi bir şeyin temel olarak alınan esası.
Eş Anlamlısı: Birincil.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu konunun tam olarak asli’sini bulmamız gerekiyor’.
Asli Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Herhangi bir şeyin temel olarak alınan esası.
Eş Anlamlısı: Birincil.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu konunun tam olarak asli’sini bulmamız gerekiyor’.
Asi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin kurallara ve yasalar karşı gelmesi.
Eş Anlamlısı: Dikbaşlı, hayırsız, isyancı.
Cümle İçinde Kullanımı:’Yeni kurallara karşı çok asisin kendini düzeltmelisin’.
Ariyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin geri verilmek üzere geçici olarak alınan eşya.
Eş Anlamlısı: Ödünçleme.
Cümle İçinde Kullanımı:’şehir dışına gideceğim için köpeğimi birine ariyet etmem gerekiyor’.

18 Mart 1915 – 9 Ocak 1916 da tam tamına 104. yıl önce Çanakkale’de gerçekleşen destansı bir zaferin öyküsüdür. Tarihin gidişatını değiştiren, Türk halkı içinse en anlamlı direnişlerinden biridir Çanakkale. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türk ordunun unutulmaz bir destan yazdığı cephedir Çanakkale.
Avustralya ve Zelandalı askerlerden oluşan Anzak ordusuna karşı göğüs göğüse çarpışan şanlı Türk ordusunun komutanı olan Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Komutası altındaki askerlere “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyerek muharebenin önemini vurgulamıştır.
Sonradan ise verdiği emri şu şekilde açıklamaktadır. “Kumandanlara verdiğim sözlü emirlere şunu eklemişimdir. Ben size taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelebilir.”
Dünyanın saygıyla andığı Atamız, Çanakkale cephesini kazanılmasından sonra savaştığı düşman ülkelerin asker ailelerine 1934’de mektup yazarak, evlatları için teselli de bulunmuştur.

Atatürk’ün Anzak askerleri ve annelerine yazdığı mektupta şunlar yazmaktadır;
“Bu memleketin toprakları üstünde
Kanlarını döken kahramanlar!
Burada dost bir vatanın toprağındasınız
Huzur ve sükun içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana
Koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!
Gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız
Bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler
Ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra
Artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.
Mustafa Kemal Atatürk, 1934″
İcazet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Müsaade, Tasdik, İzin, Onay
Eş anlamlısı Diploma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşlarımla dışarı çıkmak için icazet almak zorundayım.’
Halef Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir işten çıkan birinin hemen arkasından gelip yerini alan kimse,
Eş anlamlısı Ardıl
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşım işten ayrılınca onun yerine hemen halef etmişti.’
Ahit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin birine verdiği sözde durması.
Eş Anlamlısı: Ant, yemin.
Cümle İçinde Kullanımı:’Onunla bir anlaşmak yaptık ahit etmek zorunda’.
Teminat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Herhangi bir olumsuz duruma karşı sorunu birinin üstlenmesi, İnanca, Garanti
Eş anlamlısı Güvence
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ben bu işe giriyorsam teminat istiyorum.’
Şerait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Vaziyet, Şartlar
Eş anlamlısı Koşullar
Cümle İçinde Kullanımı:’ Daha fazla bu şerait altında çalışamayacağım.’
Tevzi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Herkesin hakkına düşeni vermek, Paylaştırmak, Bölüştürmek
Eş anlamlısı Üleştirme, Dağıtma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, çocuklara şekerleri eşit şekilde tevzi ediyordu.’