İclad Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Zorlamak, mecbur etmek, boyun eğirmeye çalışmak

– Kırağı düşmek

Cümle içinde kullanımı: “Borçlarını ödemek karşılığında iclâd ederek genç kızı kendisiyle evlenmeye zorluyor. “

İcazen Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Sözü kısa tutarak, icazlı olarak, karşı çıkılmasına engel olarak

Cümle içinde kullanımı:” İcâzen bağırışları hepimizin sesini bıçak gibi kestirip attı. “

İbsarî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Görme ve bakma ile alakalı olan

Cümle içinde kullanımı: “Elalemden duyduklarına itibar etmek yerine ibsarî yeteneğinle hareket etmen doğruyu bulmanı kolaylaştırır.”

Iztıbâ Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Hac ibadetini yerine getirirken ihrama sarınma

– İhram elbisesinin üst kısmı olan ridâyı sağ omzunun altından geçirip sol omuza atmak

Cümle içinde kullanımı: “Hanefî mezhebine tabii olan kimseler umre esnasında ihramlarını ıztıbâ etmek bir sünnettir, bu yüzden sağ omuz ve kolları açık kalır. ”

 

Elifi görse mertek sanır Nedir?

Deyim

– Okuma yazması olmayan cahil kimseler için Anadolu’da söylenen bir sözdür. Cahil bilmez uydurur manasına gelmektedir.

Cümle içinde kullanımı:”İlahiyat okumuş birine danışmak yerine mahallenin dedikoducusuna mı soruyorsun, o Elif’i görse mertek sanır anca.”

Abacı, kebeci, ara yerde sen neci Nedir

Deyim

– Konu veya bir olay hakkında bilgisi, yetkisi olmadığı halde müdahale eden karışan kişilere uyarı anlamında söylenir.

Cümle içinde kullanımı: “Bak mevzuyla uzaktan yakından bir alakan yok. Abacı, kebeci, ara yerde sen necisin?”

Zemheri Zürafası Nedir?

Deyim

– Kışın soğuk havalar da ince giyinen, ince elbiselerle gezen kişilere söylenir.

Cümle içinde kullanımı:”Sürekli grip olmanın nedeni bu soğukta zemheri zürafası gibi dolanıp durman, müstehak sana. “

Jurnal Etmek Nedir?

Deyim

– Biri hakkında yetkili kişilere ihbarda bulunarak kötüleme , yazılı sözlü ihbarda bulunma, iletme

Cümle içinde kullanımı: “İstifa etmek için benim ayağımı kaydırmaya çalışıyor, sürekli müdüre benim hakkında jurnal ediyor.”

Itam-ı Muhtacîn Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yoksulları doyurma, fakirleri yedirip içirme, ihtiyaç sahiplerinin açlığını giderme

Cümle içinde kullanımı: “It’am-ı muhtacîn özverisiyle ramazan ayında sürekli yemekli mevlidi şerif düzenler. “

Işkın Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Ağacın taze sürgünü, filiz

– Karabuğdaygillerden bir ravent türü

Cümle içinde kullanımı : “Ceviz ağacının aşılama sonrası fışkıran ışkınları ne kadar sağlıklı ve verimli olduğunu kanıtlıyor. “