Kelime Kökeni: Ad
– Bir cins serçe, küçük boz renklerinde ötücü bir kuş
Cümle içinde kullanımı: ” Bahçemin dört bir yanı minik lokralarla dolu, onları öterken seyretmek beni mutlu ediyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir cins serçe, küçük boz renklerinde ötücü bir kuş
Cümle içinde kullanımı: ” Bahçemin dört bir yanı minik lokralarla dolu, onları öterken seyretmek beni mutlu ediyor.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Bir demir yolu üzerinde vagon denilen özel yapılmış arabaları çeken raylar üzerine kurulmuş buhar makinesi
– Kötü filmlerin satışını arttırmak için bunlarla birlikte satılan veya kiralanan tek başına satışı olmayan iyi film
Cümle içinde kullanımı: “Issız adam filmi zamanında lokomotif dediğimiz filmlerden biriydi çok sattırdı.”
Kelime Kökeni: Özel ad- hokman ruhu
– Tıbbı anestezide asırlarca kullanılmış bayıltıcı madde
– Eter, bir tür organik yağ çözücü
– Az kullanıldığında ayıltan çok kullanıldığında bayıltan uçucu kendine has kokusu olan sıvı
Cümle içinde kullanımı:” Yaralı hayvanı lokman ruhuyla sakinleştiren baytar anladığım kadarıyla kırık bacağını saracak.”
Deyim
– Tadı güzel ve lezzetli olan şeyler için kullanılan bir sözdür.
– Oldukça güzel kadın (şaka)
Cümle içinde kullanımı: “Atamız lokman hekimin ye dediği bin derde deva macunlar Konya’dan özel getiriliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz kıkırdakları iri ve dışarı fırlamış adam, patlak göz, pörtlek göz, fırlak göz
Cümle içinde kullanımı: “Aslen çokta yakışıklı değildi lokma gözleri sinsi bir şekilde bakardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-lukma
– Bir defada yutulan yiyecek, sokum
– Parça, az miktar
– Sulu hamurun kaynar yağ içine kaşıkla dökülmesiyle üzerine şerbet dökülerek yenilen hamur tatlısı
– Lokma tatlısı
Cümle içinde kullanımı: ” Meftanın elli ikisinde bütün mahalleye lokma döküp dağıtacağım, rahmetli çok severdi.”
Kelime Kökeni: Yunanca
– Yeni doğurmuş kadın, yeni doğum yapmış kadın
– Doğum sonrası kadının yaşadığı altı haftalık süre
Cümle içinde kullanımı: “Doğum yaptıktan sonra lohusa alan kardeşim garip bir ruh haline girdi bebeği kimseye sevdirmiyor”
Kelime Kökeni: Halk ağzında
– Çamur sıvalı damlara sürttükleri taş silindir
– Harman yerinde gevşeyen toprağı pekiştirmek için kullandıkları taş silindir
– Yuvak, löktaşı, yuvgu
Cümle içinde kullanımı: ” Harmandaki tarlayı bu gün bizim oğlanlar loğ ile sürecekler.”
Kelime Kökeni: Yunanca
– Güneyden veya Güneybatıdan esen yerel rüzgar, güney rüzgarı, boz yel, kaba yel
– Güney yönü
– Lodos rüzgarı fırtınası
Cümle içinde kullanımı: “Hava durumuna bakılırsa yarın lodos var gibi, denize açılmayı erteleyelim.”
– Şevval, zil-kade, zilhicce aylıkları, bayram ayı
– Kapı ardına koyulan ağaçtan sürgü
– Lezzetli ve tatlı şeyler
Cümle içinde kullanımı: “On gün sonra lizâz aylarına girmiş olacağız önümüz ramazan bayramı.”