Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’an-ı Kerim
– Allah’ın sözü, kelâm-ı kadim
Cümle içinde kullanımı: “Bizler İslam’ı din olarak seçmiş, hayatımızı kelâm-ı Hakk öğretilerine göre yaşamaya gayret eden güruhuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’an-ı Kerim
– Allah’ın sözü, kelâm-ı kadim
Cümle içinde kullanımı: “Bizler İslam’ı din olarak seçmiş, hayatımızı kelâm-ı Hakk öğretilerine göre yaşamaya gayret eden güruhuz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yorgunluk, bıkkınlık, kırgınlık, bezginlik, melal
– Fizyolojik yorgunluk
– Uzak akraba, yakın olmayan akraba
Cümle içinde kullanımı: “Tüm gün ya inşaatta yada tarlada güneş altında çalışmaktan bitap düşüp kelâl hissetmeye başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça-kefâlet+Farsça-nâme
– Kefalet senedi, borçlancılık belgiti, kefillik belgesi, kefalet sözleşmesi,
Cümle içinde kullanımı: “Gemideki yüklerin boşaltılması için iki tarafında kefâlet-nâme imzalaması gerekmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kayıt sırasında alınan ücret, kayıt ücreti, kayıt parası
– Deftere yazma parası
Cümle içinde kullanımı: “Vakfa üye olmak için küçük bir meblağ kaydiyye istenmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Belli bir kavimden olma durumu
– Kavme bağlılık
– Bir kavmin kendine özgü özellikleri, kavim hususiyetleri, kavimcilik
– Milliyetçilik, ulusçuluk
Cümle içinde kullanımı: “Irk, meşreb, mezhep, kavmiyyet, öf ve adetlerin farklılıklarına rağmen İslam dinine tabii olan topluluklar kardeşlik çatısı altında toplanmalıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kendini öldürme, intihar, idam-ı nefs
Cümle içinde kullanımı: “Srebrenitsa katliamında Sırplar Boşnak halkının katl-i nefsine sebep olmak için şehre yardımların gelmesine neden olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Utarit, merkür
– Güneşe en yakın gezegen
Cümle içinde kullanımı: “Kâtib-i Felek Güneş sisteminde yer alan dokuz gezegen içerisinde güneşe en yakın ve hızlı olanıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Katipler, Yazıcılar, ketebe, küttab
– Resmi dairelerde yaz işlerinde görevli memurlar, yazmanlar, sekreteler
Cümle içinde kullanımı: “Yazı yazmada usta olan kâtibân kolayla iş bulur aç kalmazlar. “
Kelime Kökeni: Macarca
– Ekseriyetle ağır ve kaba yük çekmede kullanılan iri beygir
– Topçeker ve koşum hayvanı olarak kullanılan büyük at
Cümle içinde kullanımı: “Savaş sırasında ağır topları insan misli misli büyüklüğe sahip katana beygirlerine yükler savaş meydanına kadar çekerlerdi. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kuş yuvası, aşiyan, aşş, amut, künam, mefhas, vekr, vükne
Cümle içinde kullanımı:“Bahçemdeki yaşlı incir ağaçlarını kesmemi tembihliyorlar, nasıl kesebilirim ki onlarca kâşanei mürgan bozulur mu?”