Kelime Kökeni: Arapça-İbranice
– Emniyette olan
– Dua sonunda “Olsun, Allah versin” anlamında söylenen söz.
– Hakikat
Cümle içinde kullanımı: ” Sen içimize doğru yönlenen kötü sözlerden ve kötü düşüncelerden bizi koru Allah’ım, âmin!”
Kelime Kökeni: Arapça-İbranice
– Emniyette olan
– Dua sonunda “Olsun, Allah versin” anlamında söylenen söz.
– Hakikat
Cümle içinde kullanımı: ” Sen içimize doğru yönlenen kötü sözlerden ve kötü düşüncelerden bizi koru Allah’ım, âmin!”
Kelime Kökeni: Arapça-umûm
– Genel, yaygın, elverişli, umumi
– Umuma ait
Cümle içinde kullanımı: ” Aile terbiyesinden geçen her erkek genç kızlara karşı amîm bir saygı göstermeyi bilir. “
İnsanların en eski ve temel güdülerinden biri cinselliktir. Geleneksel toplumlarda bir tabu olan cinsellik, evliliğin başlangıcında beraberinde bazı korkuları beraberinde getiriyor. Evliliğin gerçekleştiği ilk cinsel birleşimin yaşanacağı ana gerdek gecesi adı verilirken, ilk deneyimini yaşayacak olan kadın ve erkekler strese girebilirler.
Kulaktan dolma söylentilerle yanlış anlaşılmaların akabinde çiftler gerdek gecesi korkusuna kapılabilirler. Cinsel birleşmeyle özdeşen gerdek gecesi çiftlerin daha öncesinde cinsellik hakkında fazla bilgi sahibi olmamaları halinde keyif alamadıkları sıkıntılı bir duruma dönüşebilir. Gerdek gecesine ait duyulan korku hakkında merak ettiklerinizi sizler için aydınlatmaya çalışacağız.
Özellikle yeni evlenecek olan kadınların en büyük korkularından birine dönüşen gerdek gecesi korkusunu arttıran kulaktan dolma bilgilerdir.

Cinsellik çiftlerin arasındaki özel bağlardan birisidir, fizyolojik olarak bedenleri farklı yaratılmış olmalarına rağmen sakin ve uyumlu olduklarında keyif alacakları bir eylemdir. Gerdek gecesi öncesinde çiftler bu konu hakkında birbiriyle konuşmalı kendilerini hazırlamalıdır. Sakin ve rahat olunduğu sürece ilk birleşme korkusunu bertaraf ederek aşk ve tutkuyla iyi bir deneyime imza atabilirler…
Kelime Kökeni: Arapça-amel; amele, ummâl, avâmil çoğul biçimi
– İşleyen, yapan, fail
– Etken, etkili olan
– Unsur, faktör, etken, ilke, öge
– Vergi memuru, Vali
Cümle içinde kullanımı: ” Eğitim alanında âmil olmayanların kalıcı izler bırakacağını ön görmüyorum, tarih bile cüretkar zekaların adını hatırlar. “
Kelime Kökeni: Arapça-umk
– Derin, derinliği bulunan
– İnceden inceye
Cümle içinde kullanımı: ” Rüyalarımın çoğunluğunda amîk bir kuyunun dibinde kendimi yapayalnız görüyorum ve çok üşüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Komutan, lider, kumandan
– Şef
– Önder
– Başkan
Cümle içinde kullanımı: ” Sayın Zeynel amîd ne buyurduysa eksiksiz tamamlayacak, buyruklarına zinhar karşı gelmeyeceksiniz.”
–
Kelime Kökeni: Özel ad
– Diyarbakır sancağının eski adı
Cümle içinde kullanımı: ” Diyarbekir olarak da bilinen Diyarbakır’ın Osmanlı döneminde ki sancak âmid’dir. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bir tür koku
– Yıllık, senevî, senelik
Cümle içinde kullanımı: ” Babamın vefatının âmî devriyesinde büyük yemekli bir Mevlüt okutmak istiyordum. “
Kelime Kökeni: Arapça-dua
– İslamiyette “Allah’ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kıyamet gününe, kadere ve her türlü iyilik ve kötülüğün Allah’tan geldiğine” ait inancın ifadesi olan ve Müslüman olanların okuduğu duadır.
– İman ettim anlamında
Cümle içinde kullanımı: ” Hocamız Amenti duasını sözlü olarak okumayanları sınıfı geçirmeyeceğini söyledi. “
Kelime Kökeni: Arapça-ünlem
– Kur’an-ı Kerim okunduktan sonra söylenen ‘Sadakallahül-azim’ sözünden sonra inandık ve tasdik ettik anlamında söylenen söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Evde okunan yasin bittikten sonra hanımların hepsi bir ağızdan amennâ ve saddaknâ diye fısıldayıp ellerini yüzlerine götürdüler. “