Kelime Kökeni: Farsça
– Yen
– Elbisenin kolu
Cümle içinde kullanımı: ” Kırmızı âstîni tamir edecek bir terzi buldum bırakıp geleyim yarına alırım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yen
– Elbisenin kolu
Cümle içinde kullanımı: ” Kırmızı âstîni tamir edecek bir terzi buldum bırakıp geleyim yarına alırım.”
Kelime Kökeni: Farsça-aster
– Kumaşın altına konulan ince bez
– Boyadan önce atılan ince kat
– Yapışkan kat
Cümle içinde kullanımı: ” Boya uygulaması yapılmadan önce astarı atacak ustalar, sonrasında boyayı bitirip kurumasını bekleyeceğiz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Alt
– Madun
– Kıdem olarak altta olan kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Astlarınızı iyi yetişmek hem şirketimizin hem de onların geleceği için önemli bir dayanışma sistemidir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yararsız, faydasız, işe yaramaz, nafile
– Fena, kötü
Cümle içinde kullanımı: “Assısız sözlerle kimseyi kandıramayacağını şimdiye kadar öğrenmen gerekirdi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Faydalı, yararlı
– İşe yarayan
Cümle içinde kullanımı: “Assılı olmayan hiçbir şeyi ocağımda tutmam.”
– Yarar elde etmek
– Menfaat kazanmak
– Kazanç sağlamak
Cümle içindeki kullanımı: ” İnsanlar iş dünyasında assılanmak için birbirine çok yakın bir o kadar da uzak dururlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kazanç, kâr, ticaret, menfaat, çıkar
– Yarar, faide
– Gelir
Cümle içinde kullanımı: “Kimseye güvenmemek lazım dünya artık assık dünyası, kimse boş yere selam vermiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çağdaşlaşma, modernleşme, muasırlaşma
Cümle içinde kullanımı: ” Asriyyetti eleştiriyorsunuz peki ancak babadan kalma yöntemlerle üretimi nasıl arttırmayı hayal ediyorsunuz?”
– Avrupalılaşmak, Avrupalı tarzda yaşamak
– Modaya uymak, gösterişe kapılmak
– Çağa ayak uydurmak, çağcıllaşmak
– Çağdaşlaşmak
Cümle içinde kullanımı: ” Batı kültürüne bu kadar uzak durmak yerine bir nebze olsun asrîleşmek gerektiğini düşünüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çağdaş, çağa uygun
– Modern
– Zamana uygun
Cümle içinde kullanımı: ” Asrî mezarlığa öğlene müteakip defnedilecek cenaze, yetişebilecek misiniz?”