Kelime Kökeni: Arapça
– Tökezleme, ayak kayma veya sürçme
– Dili sürçme, yanılma
– Yanlış söyleme durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Tiyatro sahnesinde asre kabul edilemezdir bu sebepten kendini yetiştirmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tökezleme, ayak kayma veya sürçme
– Dili sürçme, yanılma
– Yanlış söyleme durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Tiyatro sahnesinde asre kabul edilemezdir bu sebepten kendini yetiştirmelisin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Önceki, sabık, mukaddem
Cümle içinde kullanımı: ” Sıradakini almadan önce asrağı çuvalın içine bir bak bakalım solucan var mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-sarf çoğul biçimi
– Masraflar, giderler
– Değişiklikler
Cümle içinde kullanımı: “Borçlu kişinin asrâflarıyla birlikte bize olan zararını hesapladınız mı hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Putlar, tapıncaklar
– Sevgililer
Cümle içinde kullanımı: ” İslamiyetten önce halkın geniş bir kısmı asnâma tapar onlara adaklar adardı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Saat, zaman dilimi, vakit
– Sayaç
Cümle içinde kullanımı: “Hangi tarihte olduğunu hatırlamam da âsmân-sene öğlen sularında gelmişti. “
Kelime Kökeni: Ad
– Yıldırım, saika
– Hava ile yer arasındaki elektrik boşalması
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmânî âhen çarpan birinin bir daha iflah olmayacağı söylenir bilmem doğru mu?”
Kelime Kökeni: Farsça- âsmâniyân çoğul biçimi
– Göğe ait, gökle ilgili
– Gök rengi, açık mavi
– Mavi renginin bir ton açığı
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmânî renginde bir top kumaş getirmişler anladığım kadarıyla bununla elbise dikecekler.”
Kelime Kökeni: Farsça
Gök mavisi, gök rengi
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-gûn gözleriyle bir baktı mı içimdeki fırtınalar durulurdu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Samanyolu, saman uğrusu, süreyya, kehkeşan
– Hacıyolu, Gökyolu
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân-deh sözünü mutlaka duymuşsundur eski dilde Samanyolu anlamına gelmektedir, bu eserde de kullanılan bir terim olmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gök
– Gökyüzü, gök
– Göğün görünen yüzü
Cümle içinde kullanımı: ” Âsmân yeniden mavilenip pirüpak olduğu vakit derdini bulutlara fısılda.”