Kelime Kökeni: Ad
– Alım
– Şap
– Alüminyum ve potasyum sülfatından oluşan antiseptik madde
Cümle içinde kullanımı: ” Eskiler başa dememiş alumdan olmaz şeker, kaynatsan da dönmez pekmeze. “
Kelime Kökeni: Ad
– Alım
– Şap
– Alüminyum ve potasyum sülfatından oluşan antiseptik madde
Cümle içinde kullanımı: ” Eskiler başa dememiş alumdan olmaz şeker, kaynatsan da dönmez pekmeze. “
Kelime Kökeni: Farsça
-İffetsizler, namussuzlar
– Suça bulaşmışlar
Cümle içinde kullanımı: ” Aludegân soyundan geldiğini nasılda belli ettin, harama göz diken bizden değildir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Eteği bulaşmış, karışmış
– İffetsiz kadın, silisiz
Cümle içinde kullanımı: ” Korumanız altına aldığınız cariyenin alude-dâmân söylentileri aldı başını gidiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Karışmış
– Bulaşmış
– Dağınık
– Düzensizleşmiş
Cümle içinde kullanımı: ” Kafanın içindeki âlûde tasarıları toparlayamaz isen vay senin haline!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karışık, dolaşmış, düzensiz
– Bulaşık
– Mülevves
– İntizamsız
Cümle içinde kullanımı: ” Karman çorman âlûd saçları ancak kara çalıya benzetilebilirdi.”
Deyim
– Beceriksizlik göstermek, geri kalmak
– Aşağıda kalmak
Cümle içinde kullanımı: ” Alu kalasıca hep mi başarısız olacak milleti kendine güldüreceksin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beceriksiz, aciz kimse, güçsüz
– Bayağı, aşağı, değersiz
– Sersem, aptal
– Geri kalmak
Cümle içinde kullanımı: ” Alu, aciz ve fukara insanları görmekten hoşlanmayan kendini asilzade sanan biri o.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Altın renginde olan, altın rengi
Cümle içinde kullanımı: ” Altunî elbisesi, ela gözleriyle karşıma geçip oturduğunda dilim tutuldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Altın
– Ziynet eşyası olarak kullanılan değerli maden
– Zehep, sarı renkte kıymetli maden
Cümle içinde kullanımı:” Altun gümüşten değerlidir lakin insan sözü bu ikisinden daha değerlidir. “
Deyim
– “Allah” sözünün ebced hesabın göre toplamı 66 etmektedir. Buna dayanarak her olumlu işi Allah’a bağlama amacıyla kullanılan bir sözdür.
– Bir olayı veya durumu olup bitmiş gibi göstermek, neticelendirilmiş gibi göstermek
Cümle içinde kullanımı: ” Yarım kalan işleri altmış altıya bağlamakta kardeşimin üstüne kimseyi tanımam.”