Kelime Kökeni: Farsça
– Kaba saba
– Faydasız
– Yararsız
– İşe yaramaz
– Sakin kimse
Cümle içinde kullanımı: “İnsan dünyaya getirdiği evladına nasıl Belmâ ismini koyar hiç anlamıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kaba saba
– Faydasız
– Yararsız
– İşe yaramaz
– Sakin kimse
Cümle içinde kullanımı: “İnsan dünyaya getirdiği evladına nasıl Belmâ ismini koyar hiç anlamıyorum.”
– Karşındakinin ne dediğini anlamdan onaylamak.
– Söylenmiş bir şeyi anlamış gibi yapıp anlamasına rağmen kafasıyla desteklemek, onay vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanki bizi dinledin Ahfeş’in keçisi gibi baş sallayıp durma bilmediğin konularda.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Belirsiz
– İyi seçilemeyen
– Belgisiz
– Gayrimuayyen
– Müphem
Cümle içinde kullanımı: “Bellüsüz rivayetlerle insanları kandırmaya paralarını almaya utanmıyor musun deyus.”
– Rahatsızlık verdiği, zulmettiği, acı çektirdiği kimsenin bedduasını almak, üstüne çekmek.
– Bir kişinin ilenmesini üstüne çekmek.
– Ahını almak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ah alma konusunda yemin olsun benden iyisi yoktur bu hayatta.”
Kelime Kökeni: Zarf ve sıfat
– Açıkça
– Tartışmasız olarak
– Anlaşılır biçimde
– Kati biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bellü bayık görülüyor ki kimse yaptığı yanlışı görmez hep başkasında arıyor hatayı.”
– Eski güzelliği kalmamış yavaş yavaş çirkinliğe doğru gitmeye başlamış.
Cümle içinde kullanımı: ” O kızında ah ahısı gitmii, of ofusu kalmış geriye sadece.”
– Satacak olduğu ürün için değerinden daha fazla bir miktarda değer biçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Süper marketler kazanmasın diye gittiğimiz mahalle bakkalının her sorduğumuz şey için ağzı yukarıda olması şokuyla karşılaştık.”
– Ne kadar çaba uğraş gösterse de, ustaca davranışlarda bulunsa da anlamlarında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzıyla kuş tutsa bile hala bir halt olamaz bu çocuk adı çıkmış bir kere dokuza zor iner sekize.”
– Bir şeyden veya durumdan büyük zarar almak.
– Dersini almak.
– Herhangi bir şeyden zarar alarak acı bir tecrübe sahibi olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sütten ağzı yanmıştı bir kere yoğurdu bile üfleyerek yer bundan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pelit ağacı
– Meşe
– Kayıngillerden bir ağaç türü
Cümle içinde kullanımı: “Bellût ağacının odunu sert ve sağlam olduğundan marangozlukta çokça kullanılır.”