– Yaptığı bir bedduanın tutması.
– Zulme, eziyete uğramış bir kişinin ettiği bedduanın, zulmü, eziyeti yapanı, bir felâkete düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanırım senin ahın tuttu bana başım dertten eksik olmaz oldu şu son dönemlerde.”
– Yaptığı bir bedduanın tutması.
– Zulme, eziyete uğramış bir kişinin ettiği bedduanın, zulmü, eziyeti yapanı, bir felâkete düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanırım senin ahın tuttu bana başım dertten eksik olmaz oldu şu son dönemlerde.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yutak
– Farinks
– Kaslı bir kanal
Cümle içinde kullanımı: “Verdikleri ilaç öyle acıymış ki bel’ûm da kaldı gitmiyor bir türlü.”
– Güzel görülmeyen kimse.
– Beğenilecek bir yanının olmama durumu.
– Sevilecek bir şey bulmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Hiçte ahım şahım değilmiş yani bu getirdiğin mekan, o kadar övmüştün bide.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Geniş, enli
– Dar karşıtı
-Derin
– Obur
Cümle içinde kullanımı: “Belû bayağı büyük bir çuval bulup içine doldurmak lazım tüm meyveleri. “
– İyice zayıflamış duruma gelip iş görmez durumda olmak.
– Yaşlanmış.
– Bir kimsenin eskiden olduğu güzelliği yerine çirkinliği başlamış olması.
– Eskimiş, kullanışlılığı kalmamış.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir iki sene içinde adamın ahı gitmiş, vahı kalmış.”
– Yaptığı eziyet, zulüm, acının ardından yaptığı kişinin bedduasını tutması, gerçekleşmesi.
-Yaptığı ilenme, etkisini göstermek.
– Ahı yerde kalmamak.”
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptıklarının ahı çıkmaz sanıyordu ama şu başına gelenlerin ardından bu düşüncesinin altında ezildi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Meni
– Sperm
– Döl suyu
– Atmık
Cümle içinde kullanımı: “Yataktaki kurumuş bel sularını gördükten sonra ihanetin daha başka açıklaması olacağını sanmıyorum. “
Kelime Kökeni: Ad
– Kudret helvası
– İç sürdürücü olarak hekimlikte kullanılan macun
Cümle içinde kullanımı: “Kuvvetten düşüp yatağa serilen hastalara eskilerden belsıra yedirilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pelesenk yağına özgü
– Balsama özgü
– Reçineye benzeyen
Cümle içinde kullanımı: “Belsemî gibi akışkan yapış yapış bir sıvının içinde yüzüğünü kaybetmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-balsam
– Parfüm üretiminde kullanılan pelesenk yağı
– Reçine
– Sakız
– Ağaç sakızı
– Akındırık
– Balsam
Cümle içinde kullanımı: “Toplanan belsemler kaynatılıp tıbbi ilaç yapımında kullanılacak.”