Kelime Kökeni: Fransızca-bergamote
– Portakal cinsinden bir meyve
– Esas vatanı Batı Hindistan olan eşsiz bir aromaya sahip meyve ve bitki
Cümle içinde kullanımı: “Bergamut çayını ne zaman içsem aklıma babaannemin huzur bulduğum evi gelir. “
Kelime Kökeni: Fransızca-bergamote
– Portakal cinsinden bir meyve
– Esas vatanı Batı Hindistan olan eşsiz bir aromaya sahip meyve ve bitki
Cümle içinde kullanımı: “Bergamut çayını ne zaman içsem aklıma babaannemin huzur bulduğum evi gelir. “
– Çok karmaşık bir durumda olmak.
– Altı üstüne gelmek.
– Karışık olmak.
– Düzeni bozulmak.
– Aklı, zihni karışmak, şaşkına dönmek, şaşırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla bu sınavlar sağ olsun kafam allak bullak oldu kendime gelemedim hala.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Su tutulan yer
– Su deposu
– Baraj
– Akarsu yerine yapılan bent
– Suyun akışına engel olarak birikmesini sağlayan set
Cümle içinde kullanımı: “Duygularımızı biriktiren bergâb bir gün tüm haşmetiyle yıkıldığında altında kalacak olan sadece bendim.”
– Tanrı aileni, çocuğunu kazadan, kötülüklerden korusun esirgesin.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yaptıklarından sonra umarım Allah bağışlar seni.”
– Allah’ını seversen.
– Şaşılacak bir şey deme bana lütfen. Kötü haber yollama.
– Birlikte söylendiği sözün anlamına göre ant vermek veya yalvarmak için “Allah’ını seversen” anlamında, şaşma, usanç bildiren söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Allah aşkına sus artık daha fazla sesini duymak istemiyorum seni.”
– Kusursuz değil ama yine iş görecek halde. Bu da olmasa ne yapardık ki biz?
– Yakınılacak bir durumda “Allah daha kötüsünü göstermesin, buna da şükür” anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Buna da şükür be Allah aratmasın daha kötülerini.”
– Bu yaptığın şey çok akılsızca aptalca bir iş.
Cümle içinde kullanımı: ” Allah akıl fikir versin sana bu yaptığın şey ne böyle hayırsız evlat seni.”
– Kimseye kötülük, fitnelik fesatlık yapmayan, hile hurda bilmeyen, dünya işlerini önem vermeyip Tanrıya ibadetle vakit geçirmekle ilgilenen kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Benim görmüş geçirmiş dedem Allah adamı kalıbına uyacak kişiydi kendisi.”
– Allaha vereceği candan başka hiç kimseye borcu olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu hayatta asla kimseye borcum olmadı sana da olma ihtimali yok benim sadece Allaha bir borcum var.”
– Yaptığın iyilikten vazgeçmek gereğini duyuyorum, teşekkürümle birlikte.
Cümle içinde kullanımı: ” Alsana külâhını, eyvallah içinde ben pes ettim artık.”