– Çok tehlikeli bir işe sokulmak.
– Birini çok tehlikeli bir işe bile bile sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni bu ateşe atmamam için tek bir neden ver ki insafa gelirim belki.”
– Çok tehlikeli bir işe sokulmak.
– Birini çok tehlikeli bir işe bile bile sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni bu ateşe atmamam için tek bir neden ver ki insafa gelirim belki.”
– Bir sıkıntıdan ötürü kişinin yüzünde, vücudunda sıcaklık artması
– Aşırı ölçüde sıkılmak, heyecanlanmak, utanmak sonucu vücutta sıcaklığın artması, yüzün kızarması.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar ateş basmıştı ki beni ne yapacağımı bilemedim o an.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şarkıcı
– Muganni
– Muganniye
Cümle içinde kullanımı: “Beste-hân olarak mesleğini icra eden bir hanımefendi tanıyorum.”
– Tehlikeli bir durumun önlenmeyecek bir biçime dönüşmesi.
– Bir iş ya da olayın önüne geçilemez, önlenemez hale gelmesi, tehlikeli bir durum alması.
– İki kişinin ilişkisinin iyi yönde ilerlemiş olduğu belirten deyim.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla ateş bacayı saralı baya olmuştu ben ona vurulalı baya oldu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şaşkın
– Dili tutulmuş
– Nefesi tutulmuş
– Soluğu tutulmuş kimse
– Düşünceleri dağılmış
Cümle içinde kullanımı: “Yaşanan felaketin boyutunu beste-dem suratına bakıldığında anlayabiliyorsunuz.”
– Geldiğin yerden neden bu kadar çabuk gitmek istiyorsun ki? Olur mu böyle iş?
– Uğradığı yerde çok ama az kalıp hemen gitmek isteyen kimseye sitem olarak söylenir.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu ne acele ya ateş almaya mı geldin buraya sen?
Kelime Kökeni: Farsça
– Merbut
– Bağlı, bağlanmış
– Bir şarkının ahengi
– Tiyatro oyunun ezgisi
– Müzik eseri
Cümle içinde kullanımı: “Artık senle ben hazin bir sonla biten beste gibiyiz, şarkımız son notasına kadar içimizde kalacak…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Düğüm
– Bağ
– Rabtetme
– Bağlama
– Derdest etme
– Bitiştirmek
– Düğümlemek
Cümle içinde kullanımı: “Görülen o ki iki yüreği birbirine best eden incecik şefkatten örülü bir bağ mevcut.”
Kelime Kökeni: Arapça-besm
– Cana yakın
– Güleryüzlü
– Çok gülen kimse
– İçten davranan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bessâm biri kadın bulursan eğer onu bağrına basıp geleceğinin nasılda ışıltılı olacağını tahayyül et.”
Kelime Kökeni: Arapça-büsûr
– Sivilce
– Çıban
– Akne
Cümle içinde kullanımı: “Yüzünde çıkan besreler o denli fena ki bakmakta zorlanıyorum.”