Kelime Kökeni: Sıfat
– Tek tek
– Üleştirme sıfatı
– Her biri
– Bir bir
Cümle içinde kullanımı: “Ellerindekini birer birer çıkarıp sıfırlamadan gidemezler merak etme.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Tek tek
– Üleştirme sıfatı
– Her biri
– Bir bir
Cümle içinde kullanımı: “Ellerindekini birer birer çıkarıp sıfırlamadan gidemezler merak etme.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Rengi olmayan
– Renk vermeyen
– Renksiz
– Soluk
Cümle içinde kullanımı: “Bî-reng keder bir kez görüldü mü tende izini muhakkak bırakacaktır.”
– Kendisinin çok beğenmiş olduğu, sevdiği şey ya da bir davranış uğruna kendimi feda etmek bile değer davranış.
– Can feda.
Cümle içinde kullanımı: “Sana can kurban be sen ne istersen iste ben her istediğini yaparım.”
Kelime Kökeni: Zamir
– Bir kimse
– Birisi
– Başkası
– Herhangi bir kimse
– Ötekisi
Cümle içinde kullanımı: “Biregü gelecek ve obayı ele geçirecek diye bir söylenti aldı buraları.”
– Tüm odağıyla, büyük bir dikkatle, iyice duymak, anlamak, kavramak için tüm söylediklerini kaçırmadan dinlemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni tüm can kulağımla dinliyorum şuan söylemek istediklerini söyle artık.”
– Hayatını kaybetme, ölme korkusu.
– Canını kurtarma, ölmeme çabası.
– Hayatına karşı endişe duymak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senide can korkusu sarmış belli az sakin ol peşinde kimse yok.”
Kelime Kökeni: Ünlem
– Vay
– Çekinmeyi ve kaçınmayı ifade eden söz
Cümle içinde kullanımı: “Hele sen şu gencin ettiğine bak, bire bire!”
– Her şeyi bırakıp, hiçbir şey düşünmeden yaşadığı dertten kendisini kurtarma çabasında olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Can kaygısına düşmüştük hepimiz yaşanan depremin ardından herkes bir koşuşturma içinde.”
Kelime Kökeni: Ünlem
– Ey
– Bana bak
– Yahu
– Baksana
– Dikkat etmek için söylenen söz
– Hey
Cümle içinde kullanımı: “Bire gafil sen bilmez misin ki ben evlatlarımı asla kayırmam, hakkı haklıya veririm.”
– Gücü kalmamak, tükenmek.
– Bitkin bir hale gelmek.
– Kuvveti kesilmek.
– Takati olmamak.
– Halsizleşmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar yormuşlardı ki canı kalmamıştı yerinden kalkamaz bir hale gelmişti.”