– Hiçbir konuda pek fikri olmayan.
– kara cahil.
– Elifi görse.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de aklın çim karnında bir nokta.”
– Hiçbir konuda pek fikri olmayan.
– kara cahil.
– Elifi görse.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de aklın çim karnında bir nokta.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yirmi
– 20
– On dokuzdan sonra gelen sayı
– İki tane on
Cümle içinde kullanımı: “Eski sayıları ancak binte kadar sayabiliyor ve yazabiliyordum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İşe başlarken Allah’ın adını anma
– Allah’ın adıyla
– Besmele
– Allah’ın izni ile
– Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adı ile
Kelime Kökeni: “Ağzından Bismillah çıkıp başladığın her işi alnının akıyla tamamlamayı nasip etsin.”
Kelime Kökeni: Farsça, Arapça
– Kurban kesilen yer
– Salhane
– Kesimevi
Cümle içinde kullanımı: “Kurban için ayrılan koyunlar ve inekler bismil-gâha götürülecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Allah adına hayvan kesme
– Kurban kesme
– Öldürme
– Boğma
– Sabırlı
– Ağırbaşlı
– Kesilmiş
– Boğazlanmış
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ın rızası için Kurban bayramlarında bismil kesilerek fakire yoksulara dağıtılır.”
– Çok büyük acılar yaşamak, o acıdan ötürü içi yangın yeri gibi olmak, içi yanıyor gibi olmak.
– Ciğeri kebap olmak.
– Ciğeri dağlanmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ciğerim yanıyordu sanki alev alev, nasıl geçerdi bu acı, var mıydı ki bir devası?
– Derin, yoğun bir acıma ile karşısındakinin durumuna üzülmek.
– İçi sızlamak.
– İçi burkulmak.
– Yüreği sızlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Keşke bu duruma düşmeseydik keşke seni o şekilde görmeseydim, ciğerim sızlıyor, canım yanıyor.”
– Acı içinde bir kişi hakkında üzüntü duymak.
– İçi parçalanmak.
– Yüreği parçalanmak.
– Ciğeri parça parça olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ciğeri parçalanmıştı seni o halde hastane odalarında yatarken görünce.”
– Bir kimseye büyük acılar içine sokmak, atmak, bırakmak.
– Büyük üzüntülerle bir başına bırakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bağlama çalan arkadaş öyle dertli dertli çalıyordu ki sazını ciğerlerimizi yakmıştı.”
– Bir kişiyi baya büyük zararlara uğratmak, yaşamını sürdüremez hale getirmek, duruma düşürmek, ziyana uğratmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ciğerini söküp atmıştı bir kenara hiç acımadan karşısındakine.”