– Hayran bırakmak.
– Şaşırtmak.
– Hayrete düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dudak ısırtıcı tavırların vardı seni böyle görünce baya şaşırmıştım.”
– Hayran bırakmak.
– Şaşırtmak.
– Hayrete düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dudak ısırtıcı tavırların vardı seni böyle görünce baya şaşırmıştım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebkem çoğul biçimi
– Dilsizler
– Ebkemler
– Konuşamayanlar
Cümle içinde kullanımı: “Aklı ve adaleti bükem olandan korkmuyorsun da bir kaç taş parçasından mı ürküyorsun gafil.”
– Ayıp ya da tehlikeli bir duruma şaşırır olmak.
– Dudağını ısırarak karşısında olan kişiye sus işareti vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dudak ısırması, kaş göz hareketleri susmam gerektiğini anlamıştım.”
– Bir kimse dudağını diğer kimsenin dudağına dokundurmuş durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Anlık kafa çevirmemizle onunla dudak dudağa gelmiştik.”
– Beğenmemek.
– Umuruna katmamak.
– Umursamamak.
– Omuz silkmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dudak bükmek yerine şu planlara ayak uydursan keşke.”
– Hiçbir tarafından, hiç kimseden bir konuda yardım gelme ihtimali olmamak, umudunu yitirmek, kaybetmek, umudu kalmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dört yanı deniz kesilmişti kimseden yardım alacak durumu kalmamıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Nâle
– Girye
– Ağlama
– Ağlamak işi
Cümle içinde kullanımı: “Bizi bükâ eyleyen kadere isyan etmem yanarım lakin öldüm demem.”
– Kara çalmak
– İftira etmek
– İftira atmak
– Haksız yere suçlamak
Cümle içinde kullanımı: “Tüm deliller sizi gösterirken bühtân etmek niyetinde değilim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kara çalma
– İftira
– Yalan söyleme
– İtham etme
– Suçlu göstermek
Cümle içinde kullanımı: “Bunca bühtân s0nrasında yüzüme bakacak nasıl konuşacaksın merak ediyorum doğrusu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İftira
– Yalan
– Kıtır
– Uydurma
Cümle içinde kullanımı: “Beni büht ile karalamaya çalışsanız bile hakikati silip yok edemezsiniz.”