– Parasını, malının, mülkünü harcayıp, bitirmiş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elde avuçta bir şey kalmamıştı, o kumar bataklığına düştükten sonra.”
– Parasını, malının, mülkünü harcayıp, bitirmiş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elde avuçta bir şey kalmamıştı, o kumar bataklığına düştükten sonra.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El etek öpme
– Yaltaklanma
– Dalkavukluk
– Şaklabanlık
– Yağcılık
Cümle içinde kullanımı: “Art niyetli biri elbet ki câblûsluk ederek kendini öne atacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cebr
– Baskı kuran
– Zor kullanan
– Kırık sarıcı
– Kırıkçı
– Kırık sarıcı
– Cebredici
– Cebreden
– Zor kullanan
Cümle içinde kullanımı: “Câbir ile sevgi kazamaz ancak korkuyla büyüyen bir saygıya sahip olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad ci’âb çoğul biçimi
– Tıknaz
– Kısa
– Kişiye özgü ad
– Kişinim kendi ismi
– Oyun sırığı, değneği
– Suriye sınırları içerisinde yer alan kalenin adı
Cümle içinde kullanımı: “Ca’ber kalesi Fırat nehrinin sol tarafında yer alır, eski Türk türbelerinden biridir.”
– Yapmakta olduğu bir işi artık yapamama haline, duruma geçmek.
– Vazgeçmek.
– El etek çekmek.
– El etek silkmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Elimi çekmiştim tüm bu işlerden artık kendi yoluma bakmanın vakti gelmişti.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad ci’âb çoğul biçimi
– Okluk
– Ok konulan torba
– Kılıf
– KIN
– Çekmece
– Küçük kutu
– Sadak
– Kunnus
Cümle içinde kullanımı: “Ca’be içerisinden bir ok alıp düşmanını hedefleyerek hızla ileriye fırlattı.”
– Hilesini kimseye çaktırmayacak, sezdirmeyecek, göstermeyecek kadar bir çabuklukla, hızla.
Cümle içinde kullanımı: ” El çabukluğuyla ne ara çanta mı alıp götürdün anlamamıştım gerçekten.”
-Tekrar eden bir oyunda başlama sırası ya da başlama hakkı bende.
Cümle içinde kullanımı: ” El bende dağılın bakalım şimdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şeytan
– İblis
– Kötülüğe yönelten melek
Cümle içinde kullanımı: “Cabadus isimli meleğin varlığı insanları kötüye çekmek, iyiliğin önüne geçmektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Ara ara
– Yer yer
– Ara sıra
– Birçok yerde
Cümle içinde kullanımı: “Câ-be-câ bulunan hastalıkların sonunda güçsüz duruma düşen bedeni iflas etti.”