Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kendini beğenen
– Kurum satan
– Çalım atan
– Mağrur
– Kibirli
– Büyüklenen
Cümle içinde kullanımı: “Cahûf yürekli burnu düşse yere almayacak biriyle daha fazla muhatap olamam efendi.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kendini beğenen
– Kurum satan
– Çalım atan
– Mağrur
– Kibirli
– Büyüklenen
Cümle içinde kullanımı: “Cahûf yürekli burnu düşse yere almayacak biriyle daha fazla muhatap olamam efendi.”
– Çabuk.
– Tez iş görür durumda olmak.
– Eli çabuk.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline çabuk bu iş çok acildi hızlıca hallettin.”
– Ancak onun yardımlarıyla geçinebilir durumda, yaşayabilir durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin eline bakıyorum ama ilerde gerçekten tüm aldıklarımı geri ödeyeceğim.”
– Ayaklarına kapanıp bir istekte, dilekte bulunmak.
– Eline ayağına sarılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elime ayağıma düşmeyi bırak az işine odaklan.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yahudi
– Aşırı inkarcı
– Musevi
– Kabul etmeme
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdî tüccar tüm gün kasaba kendi mallarını satar sonra da iki atıyla evine dönerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cahûd+Farsça-âne
– Yahudicesine
– Yahudi tarzında
– İnkar eden
– İnkarcı
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdâne tavırlarıyla insanların dikkatini üstüne çekmeyi başardı.”
– Başkaları gibi lüks, popüler şeyler aradığım yok. Ben zorunlu gereksemelerimi sağlama peşindeyim.
Cümle içinde kullanımı: ” Elin derdi güzel ile körpede, benim derdim bir kilecik arpada bu hayatın bana öğrettiği şeydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Çok inatçı
– Yahudi
– Musevi
Cümle içinde kullanımı: “Cahûd-ı anûd’a biz tarafından saygı ve hürmette eksik olmaz lakin herkesin inancı kendisinedir.
– Yapar olma durumu.
– Yapabilir olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elinde olan mallar sayesinde bu işi kolayca bitirebilirdi.”
– İlerlemesine, devam etmesine yardımcı olmak, yardım etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin elinden tutup bir yere getirmek bile baya ilgi çekiciydi.”