– Yaptığı işe teşekkür etmek amacıyla söylenen bir söz.
– Sağ ol.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline sağlık demek isterdim ama baya kötü yapmışsın yemeği.”
– Yaptığı işe teşekkür etmek amacıyla söylenen bir söz.
– Sağ ol.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline sağlık demek isterdim ama baya kötü yapmışsın yemeği.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bahşiş
– Armağan
– Nesne
– Azık
– Yolda yiyecek içecek
– Hediye
– Ödül
– Mükafat
Cümle içinde kullanımı: “Mest edici şiirlerinizin karşılığı olarak câ’ize olarak kabul ederseniz çok sevinirim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kabil
– Mübah
– Sakınca olmayan
– İşlenmesinde sakınca olmayan
– Mümkün
– Olabilir
– Olası
– Muhtemel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’iz olan çocuklarımıza iyiliği ve güzelliği tanıtmaktır, doğru yola sevk etmektir.”
– Kendisine yardım edecek ondan başka kimse bulunmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline kalmaktansa gider ölürüm daha iyiydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevr
– Cevreden
– Acı çektiren
– İnciten
– Kıran
– Üzen
– Engel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ir bir sevdaya düştüğümden beridir yüzüm gülmez, kanım kaynamaz oldu.”
– Hırsızlığı yok.
– Namusu, şerefi bütün.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline eteğine doğruydu o çocuk, ne hırsızlık ne de böyle bir şey yapardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Hayalde dolaşan
– Hayalde beliren an
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ile gördüğüm sensin ey gözleri efsunlu dilber, yaralarımın tuzusun.”
– Kendisine hıncı, öfkesi bulunan birinin egemenliği altına düşmek.
– Ele geçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Elime düşmüştün artık hiçbir şey yapamayacaksın bana.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevelân
– Yaratan
– Yapan
– Seyrana çıkan
– Gezen
– Dolaşan
– Kılan
– Olduran
Cümle içinde kullanımı: “Şükür ki Câ’il olduğu müddetçe kula muhtaç değiliz, bizi yaratan ve gözeten odur!”
– Aile dostu olarak sayılan kişinin, bu çocuğu doğduğundan itibaren tanır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen beni çok tanımazsın ama sen benim elime doğmuştun.”