Kelime Kökeni: Farsça-çârpâre
– Oyun oynarken zil gibi parmaklara takılan tahtalar
– Ses çıkaran araç
– Köçek zili
Cümle içinde kullanımı: “Düğünün gözdesi parmaklarına çalpara takıp oynayan şu genç oldu.”
Kelime Kökeni: Farsça-çârpâre
– Oyun oynarken zil gibi parmaklara takılan tahtalar
– Ses çıkaran araç
– Köçek zili
Cümle içinde kullanımı: “Düğünün gözdesi parmaklarına çalpara takıp oynayan şu genç oldu.”
– Hırsızlık yapmak
– Aşırmak
– İzinsiz almak
– Çarpmak
– Yere düşürmek
– Vurmak
– Saz, davul gibi müzik aletlerine vurarak ses çıkarmak
– Ses vermek
Cümle içinde kullanımı: “Evimdeki ocağımdaki her şeyi çalabilir, beni ruhumla bir başıma bırakabilirsin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çalmak eylemi
– Bir tür sarık
– Aşırma
– Hırsızlık
– Gizlice almak
– Ses verme
– Ses çıkartmak
Cümle içinde kullanımı: “Benim bildiğim bu çocuk öyle çalma çırpma nedir bilmez, kimsenin malına göz koymaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sırt üstü
– Yüz üstü
– Sırtı yerde olan
– Yüzü yere gelecek şekilde
Cümle içinde kullanımı: “Oyunun bir yerinde sahneye çalkoyun düşmesi gerekiyordu unuttu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mide bozan şey
– Sürgüt
– Katartik
– Müshil
– Çalkak
– Çalkağı
Cümle içinde kullanımı: “Aşkın süresi dolduğunda iki tarafta yaşanan sancıları çalkara benzetebiliriz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mide bozukluğu
– Çarpıntı
– Telâtum
– Sürme
– Çalkantı
– Denizde dalgalanma
Cümle içinde kullanımı: “Hatıralar çalkantısında kendinizi her kaybedişinizde affedemeyeceğiniz acılarla baş başa kalırsınız.”
– Sallanmak
– Dalgalanmak
– Alt üst olmak
– Karışmak
– Hareket etmek
– Sarsarak sallamak
– Çalkalamak
Cümle içinde kullanımı: “Berbat bir yolculuk sonrası midem çalkandı, başıma ağrılar saplandı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Salınarak yürüyen
– Nazlı nazlı yürüyen
– Sevgiye düşkün
– Birleşmeye düşkün
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilinin kabaca tabirini yapan şiirde aşık olunan kişiden Çâlîş-ger olarak bahsedilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çiftleşme
– Birleşme
– Savaşta düşmana karşı heybetlice yürüme
– Savaşta düşmana karşı gururla yürüme
– Mücadele
– Savaş
– Uğraşma
– Çatışma
Cümle içinde kullanımı: “Her debdebeli ordu gibi bizim askerlerimizde düşmanın üzerine çâliş misali bir vakarla yürür.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Maddi dünya
– Haç
– Salip
– İstavroz
Cümle içinde kullanımı: “Duvara asılı eski çâlîpâ doğdukları topraklardan onlara kalan tek hatıra.”