Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Lekeli Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Üstüne bir sıvı damlayıp başka renkte benekler peyda etmiş olan, lekelenmiş, lekesi olan

– Doğal veya geçici benekleri olan

– Uygunsuz davranışlarla şöhreti ve namusu bozulmuş kimse, kötü tanınmış, lekelenmiş, adı kötüye çıkmış

Cümle içine kullanımı: “Güneş lekeli yüzünü çiller basmış gibi görünüyordu ama yine de oldukça güzel ve zarifti. “

Lekelemek Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Kirletmek, pisletmek, batırmak, bir şeyin üstünde leke oluşturmak

– Şöhret ve namusuna halel getirmek, iftira etmek, leke sürmek, suç atmak

Cümle içinde kullanımı: ” Yeni aldığım ve hiç giymediğim elbisemi lekeleyen kardeşimi mecburen affettim. “

Lekedhar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Tekme yiyen, çifte yiyen

Cümle içinde kullanımı: ” Seyis dediğin öncelikle leked-hâr olacak ondan sonra atların dilinden anlayacak. “

Lekedar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Lekeli, lekelenmiş, kirli, ayıplanmış, lekesi olan

Cümle içinde kullanımı: ” Şahsı leke-dâr olan insanı hiç bir topluluk kabul etmek istemez. “

Leked Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Tepme, çifte, ayak vuruşu, tekme

Cümle içinde kullanımı: “Katırın lekedini yiyen adam iflah olmaz!”

Leke Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Bir yere veya yüzeye bir sıvının damlamasından veya kirli bir maddenin temasından oluşan benek, pislik, kir

– Tabii olarak veya bir arızadan dolayı meydana gelen benek, nişan, fakül

– Kusur, şöhret ve itibara gölge düşüren davranış, özür, namussuzluk, şaibe, yüz kızartacak durum

– Parlak yüzeylerde görülen kara benek, Güneş tekeri, Ay tekeri

Cümle içinde kullanımı: ” Bizler gururlu ve onurlu adamlarız namusumuza ve ailemize sürülecek bir leke ölümümüz olur. “

Lekanet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Algılaması güçlü, anlayışlı olma, allek, zeki, açıkgöz

Cümle içinde kullanımı: “Siz de az lekânet değilsiniz  efendim, baştan beri böyle olacağını biliyordunuz değil mi? “

Lekalik Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-laklak

– Leylekler

– Leğleg

Cümle içinde kullanımı: “Lekâlik batıdan küme halinde ülkemize göç etmeye başlayacak. “

Lek Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Kırmızı boya çıkarmaya yarayan bir maden

– Aptal, sersem, ebleh, bön, ahmak, budala, avanak

– Arnavutluk ulusal para birimi, Yüz bin

Kelime Kökeni: Arapça

– Sana, senin için, senin hakkında, sen zamirinin yönelme durumu

Cümle içinde kullanımı: “Kadının arsızı erkeğin lek olanı ömür tüketir derler. “

Leimane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-le’îm+Farsça-âne

– Alçakça, adice, zelilane bir tarzda, aşağılık şekilde

Cümle içinde kullanımı: “Allah biliyor ya bu le’îmane zulmün elbet bir karşılığı olacak. ”