Kelime Kökeni: Arapça
– Zehirli hayvan sokması, akrep ve yılan benzeri zehirli hayvan ısırığı
Cümle içinde kullanımı: “Fatma hanımı geçtiğimiz sene lesî yüzünden kaybettik. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Zehirli hayvan sokması, akrep ve yılan benzeri zehirli hayvan ısırığı
Cümle içinde kullanımı: “Fatma hanımı geçtiğimiz sene lesî yüzünden kaybettik. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hırsızlık yapma, hırsızlık, çalma, sirkat
Cümle içinde kullanımı: “Dayım lesâs yaptığı iddiasıyla dün gece zaptiyeler tarafından tutulmuş bu gün haberi geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça-less
– Yılan akrep ve benzeri zehirli zehirli hayvan sokması, zehirlenme
– Sürekli, daim olan, ebedi, kalıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Les soktu mu feleğin şaşırır mazallah ölürsün bile.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreme, titreyiş, kırpışma, sarsıntı
Cümle içinde kullanımı: “Yaşadığı şok yüzünde lerziş nöbetine tutulup yere yığıldı kaldı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreten, titreme veren, sarsıntı veren
Cümle içinde kullanımı: “Lerze-resân sevdan sayesinde can çekişiyor ama ölmüyordum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titrek, titreyen, sarsıntı
Cümle içinde kullanımı: ” Çinilerin üzerindeki mumların lerzende ışıkları arasında yüzünü zorla seçebiliyordum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreyen, titrek, titreyici, titremeye tutulmuş
Cümle içindeki kullanımı: “Onu kapı önünde bulduğumda lerze-nâk halde yarı baygın yatıyordu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreten, titreme veren, titreşim yaratan
– Vibratör
Cümle içinde kullanımı: ” Bu soğuk da vücudumu lerze-bahş eden ne ayazdır ne de kasım rüzgarı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreme, titreyiş, kırpışma
Cümle içinde kullanımı: “Sahra çölündeki bir lerze hayal gibi görürüm seni, bir varsındır bir yoksundur. “
Kelime Kökeni: Farsça-lerzân
– Titremek, korkudan titremek, ürkekçe titreyen
Cümle içinde kullanımı: “Yalnızlığın vahametiyle lerzân olurken içimdeki yangın henüz yeni başlıyordu. “