Kelime Kökeni: Arapça-ahbeş
– Habeşliler, Etiyopyalılar
Cümle içinde kullanımı: “Ahâbiş halkı Kızıldeniz sahilinin güneyinde yaşayan, tenleri koyu esmer insanlardan oluşur. “
Kelime Kökeni: Arapça-ahbeş
– Habeşliler, Etiyopyalılar
Cümle içinde kullanımı: “Ahâbiş halkı Kızıldeniz sahilinin güneyinde yaşayan, tenleri koyu esmer insanlardan oluşur. “
Kelime Kökeni: Arapça-ahabb
– Çok sevilen, çok sevgili
Cümle içinde kullanımı: “Ahab; ey Allah’ın sevgili kulu ibadetin kabul olsun, ayağın taş görmesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ihvan
– Dost, kardeş, can arkadaşı
Kelime Kökeni: Arapça- özel ad
– Allah sözünün kısaltılmış biçimi
Kelime Kökeni: Ünlem
– Maddi ve manevi bir acı hissi olunca kullanılır, ağrı çekerken söylenen söz
– Pişmanlık ve üzüntü ifade eder
– Figan, iç çekme, inleme
– Beddua, ilenme
Cümle içinde kullanımı: ” Ah anacım yad ellerde buram buram gözümde tüttün, kimse dizlerinin verdiği huzuru veremedi.”
Kelime Kökeni: Arapça-gazâ çoğul biçimi
– Savaşlar, cenkler, harpler
Cümle içinde kullanımı: ” Ağza kazanıp dönen askeri tek yıkacak olan sevdiğinin bıçak yarasıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-gayr çoğul biçimi
– Yabancılar, rakipler, eller, başkaları, tanıdık olmayan
– Düşmanlar
– Hakikate yabancı olanlar, gerçeğin özünü kavramayanlar, konu dışında kalanlar, halden durumdan anlamayanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ağyar toplumlar gerçeği bile iste inkar etmekte inatçıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-gavr çoğul biçimi
– İnler, mağaralar, yer kovukları
Cümle içinde kullanımı: ” Karşıda gördüğün dağın tepesinde bir ağvâr var geceyi oraya sığınarak geçirebiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-gul çoğul biçimi
– Gulyabaniler, hortlaklar, hayaletler
Cümle içinde kullanımı: ” Mezardan çıkıp gelmiş ağval gibi başımın tepesinde dikilip durma.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Doğru yoldan sıkça sapan
– Hançer, sivri uçlu ateşsiz silah
Cümle içinde kullanımı: ” Kim ola ki ağvâ olup doğru yolu terk etsin işte o vakit korksun cehennem ateşlerinden!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kucak, sığınılan yer, açık vaziyetteki kollar ile göğüs arası
Cümle içinde kullanımı: “Adı aklımda dururken hayali tam da ağuşum da durur. “
Kelime Kökeni: Arapça-gusn çoğul biçimi
– Dallar, ağaç kolları
Cümle içinde kullanımı: ” Görkemli bir şekilde uzanan çınar ağacının ağsânı birer ok gibi gökyüzüne uzamış görünüyor. “