Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dönemin değer yargıları, çağın getirdikleri
– Asrın hükümleri
Cümle içinde kullanımı: ” Ahkam-ı asr nihayetinde kanunlar ve hükümlerde değişmelidir ki çağa ayak sağlanabilsin. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dönemin değer yargıları, çağın getirdikleri
– Asrın hükümleri
Cümle içinde kullanımı: ” Ahkam-ı asr nihayetinde kanunlar ve hükümlerde değişmelidir ki çağa ayak sağlanabilsin. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tarafların iradeleriyle değiştirilemeyen kanun hükümleri
– Emredici hükümler
Cümle içinde kullanımı: ” Ahkâm-ı âmire sabit olup şikayet geri çekilse dahi kanun adaleti tecelli edecektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hukukla ilgili hükümler, adalet ile ilgili emirler
Cümle içinde kullanımı: ” Söz konusu ahkam-ı adliyye ise beyler lakayt davranışlara ve tavizlere göz yummayız!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hukuk düzeni, adalet sistemi
Cümle içinde kullanımı: ” Ahkam-ı adaleti kuşkuya düşen bir devlette ezilenler hep yoksullardır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bir tarikata girerek mürşit veya veliden el almak
– El almak
Cümle içinde kullanımı: ” Ahz-ı yede hak kazanan yoldaşımız bu gün itibariyle yeni talebelere ders verecektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bir tarikata bağlanmak, tarikata sülük etmek
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm aile fertleriyle birlikte ahz-ı tarîkat ettikleri biliniyor biz öyle duyduk.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öç alma, intikam alma
Cümle içinde kullanımı: ” Dilerim bir gün yüreğini saran ahz-ı sar niyetinden vazgeçer yüce gönüllülük gösterebilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tasavvuf: Tarikata yeni girenlerin mürşitten veya veliden manevî olarak yararlanması, beslenmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Ahz-ı feyz tekabülünde bizler ilim ve irfan sahibi olmak için ışık arayanlardanız. “
Kelime Kökeni: Arapça- ahzi
– Ele geçirme, alma
– Kabul etme, alan, alıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Ruhani yönden sizden ahiz ettiğim maneviyat sayesinde içimdeki huzura erişebildim.”
Kelime Kökeni: Arapça- ahi’nin Farsça çoğul biçimi
– Debbağlar, sepiciler
Cümle içinde kullanımı: “Deriyle köseleyle uğraşan ahiyân eminim koyun görmekten hoşlanır.”