Kelime Kökeni: Farsça
– Eteği bulaşmış, karışmış
– İffetsiz kadın, silisiz
Cümle içinde kullanımı: ” Korumanız altına aldığınız cariyenin alude-dâmân söylentileri aldı başını gidiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eteği bulaşmış, karışmış
– İffetsiz kadın, silisiz
Cümle içinde kullanımı: ” Korumanız altına aldığınız cariyenin alude-dâmân söylentileri aldı başını gidiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Karışmış
– Bulaşmış
– Dağınık
– Düzensizleşmiş
Cümle içinde kullanımı: ” Kafanın içindeki âlûde tasarıları toparlayamaz isen vay senin haline!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karışık, dolaşmış, düzensiz
– Bulaşık
– Mülevves
– İntizamsız
Cümle içinde kullanımı: ” Karman çorman âlûd saçları ancak kara çalıya benzetilebilirdi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beceriksiz, aciz kimse, güçsüz
– Bayağı, aşağı, değersiz
– Sersem, aptal
– Geri kalmak
Cümle içinde kullanımı: ” Alu, aciz ve fukara insanları görmekten hoşlanmayan kendini asilzade sanan biri o.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Altın renginde olan, altın rengi
Cümle içinde kullanımı: ” Altunî elbisesi, ela gözleriyle karşıma geçip oturduğunda dilim tutuldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Altı gün
– Altı günde yaratılış
Cümle içinde kullanımı: ” Kur’an da yerin ve göğün sitteti eyyâmi, altı günde yaratıldığı bilgisine yer verilmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sahaf
– Eski kitap uzmanı
– Büyük alim
– Çok bilgili alim zat
Cümle içinde kullanımı: ” Eskiden buralarda yaşlıca bir allâme yaşardı, evi boydan boya kitaplarla kaplıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok bilgin, çok bilen
– Hakkıyla bilen
– Allah
Cümle içinde kullanımı: ” Allâm sıfatının sahibi yeri göğü yaratan Yüce Allah’ındır. “
Kelime Kökeni: Arapça-özel ad
– Yüce Allah
– Allah’ın izniyle
Cümle içinde kullanımı: “Allahü ta’âlâ müsaade ederse önce ondan dileyip sonra da ilmin gücüyle oğlunuzu iyileştirmek istiyoruz. “
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Allahım!
Cümle içinde kullanımı: ” Dua sırasında Allahümme demek Allah’a yakarıştır.”