Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Cennet ehli
– Cennet halkı
– Cennetlik olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ashâb-ı cennet olanlara müjdelenen ahiret, onların salih amelleri adınadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Cennet ehli
– Cennet halkı
– Cennetlik olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ashâb-ı cennet olanlara müjdelenen ahiret, onların salih amelleri adınadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâhib çoğul biçimi
– Sahipler
– Arkadaş olanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Ashâblar, Ey yüce ahabeler Muhammed Resül’ün gayesine mazhar olanlar öğretileriyle yaşayanlar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– En küçük
– En azından
– En düşük
– En ufak
– Minimum
– Verilen değerin en azı
Cümle içinde kullanımı: ” Asgarî ücretle çalışan bir işçiye lüks hayattan bahsetmek sizce de ayıp olmuyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– En küçük, çok küçük
– Ekber karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Meblağı asgar oranlarda tutmaya kararlıyım lakin bütçeyi de merak ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Serçe
– Haspir
Cümle içinde kullanımı: ” Güllerin arasında şakıtan asfûr seslerini işitiyor musun, bu doğanın aşkı ilan edişidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-safî çoğul biçimi
– Samimi dostlar
– Özü sözü doğru kimseler
– Hz. Muhammed’e varis olup izinden giden, meslek ve gayelerini yerini tatbike etmeye çalışan zatlar
Cümle içinde kullanımı: ” Aynı karından çıkmasak da biz onunla hem kardeş hemde asfiyâyız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarı, sarı renk
– Uçuk, soluk benizli
– Solgun, solmuş
Cümle içinde kullanımı: ” Asfer yüzlü bir çocuk dün okula gelmiş ve okumak istediğini söylemiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfr çoğul biçimi
Sıfırlar
– Asılsız şeyler
– Boş ve değersiz şeyler
– Anlamı olmayan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Bizim topluluğumuz asfâr ve değersiz şeylerle ilgilenmez, bizler yardım etmek için bir aradayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-saff çoğul biçimi
– Saflar, hatlar
– Sıralar, diziler
Cümle içinde kullanımı: ” Asfâfları sıkı dururken yeniden paketlenen ürünler de bu karmaşanın içine toplanacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Güvenliği sağlamak amacıyla gece nöbet gezen kollukçu
– Gece bekçisi
– Yatakçı
Cümle içinde kullanımı: ” İşe yeni alınacak olan ases mutlaka askerliğini yapmış olmalı.”