Kelime Kökeni: Arapça-asîl+Farsça-zâde
– Soylu ve görgülü bir aileye mensup olan kimse
– Köklü bir aileden gelen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Asîl-zâde bir beyefendiye benziyordu nereden bilebilirdim elinin uzun olduğunu.”
Kelime Kökeni: Arapça-asîl+Farsça-zâde
– Soylu ve görgülü bir aileye mensup olan kimse
– Köklü bir aileden gelen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Asîl-zâde bir beyefendiye benziyordu nereden bilebilirdim elinin uzun olduğunu.”
Kelime Kökeni: Ad
– İtaatsizlik
– Günahkarlık
– Haydutluk
– isyankarlık
Cümle içinde kullanımı: ” Bunca verilen eğitim ve terbiyeye istinaden hala bir parça içinde âsîlik barındırıyor.
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Soylulara yaraşır biçimde
– Asillere yakışır tarzda
Cümle içinde kullanımı: ” Asîlâne tavırlarıyla bütün salonun ilgisini üstüne topladığının farkındaydı.”
Kelime Köken: Arapça
– İkindi ile akşam arası
– Soylu, erdemli, necip, asaletli, kişizade,
– Saygı uyandıran, takdir toplayan
– Sağlam, dayanıklı
– Has
– Terbiyeli, edep sahibi
Cümle içinde kullanımı: ” Biraz sonra sizinle tanıştıracağım kadın aslen asîl bir aileye mensup Avrupai bir kadındır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gündelikçi işçi
– Yevmiyeci
– Irgat
Cümle içinde kullanımı: “Tütün yapraklarını toplatmak için on asîf kadın gelecekti civar köyden, gelmediler mi hala?”
Kelime Kökeni: Fransızca- acide
– Ekşi
– Limon ve sirke tadında olan
Cümle içinde kullanımı: “ Asid oranı yüksek meyveleri tükettiğimde midemdeki yanma hissi yeniden ortaya çıkıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötülük, bela, felaket, musibet
– Sıkıntı, afet, tasa, kaygı
Cümle içinde kullanımı: ” Bir âsîb yaşamadan mutluluğun, huzurun kıymetini bilmek çok zordur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baş kaldıran, itaatsiz, serkeş, bâgî
– Günahkar
– Haydut, şakî, eşkiya,
– Dik başlı, isyan çıkartan
Cümle içinde kullanımı: ” Âsî gönlüme bir söz dinletebilsem seni unutmasını emrederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Muhammed’in yaşadığı çağ, yüzyıl, devir
Cümle içinde kullanımı: ” Asr-ı Sa’âdet peygamberimizin doğduğu, yaşadığı ve öldüğü tarihleri kapsayan devire verilen addır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hicret yılı veya çağı
– Hicrî takvim
Cümle içinde kullanımı: ” Asr-ı Hicrî, Hicreti başlangıç olarak bir takvimdir. “