Kelime Kökeni: Arapça
– Aksırık
– Hapşırma
– Hapşırık
Cümle içinde kullanımı:” Atse ve hapşurma gibi hastalıklar üşütmekten kaynaklıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aksırık
– Hapşırma
– Hapşırık
Cümle içinde kullanımı:” Atse ve hapşurma gibi hastalıklar üşütmekten kaynaklıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tarîk çoğul biçimi
– Yollar
Cümle içinde kullanımı:” Aynı sabaha uyanmış, ayrı atruk tutturmuş olamaz mıyız?”
Kelime Kökeni: Arapça-turra çoğul biçimi
– Turreler
-Alnın üstündeki perçem
– Bukleler
– Kenarlar
– Kıvırcık saç lüleleri
Cümle içinde kullanımı:” Gözüne düşen koyu atrârı bri kenara çekip kaşından öpesim geldi de dudaklarım yandı değmeden.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gece gezenler
– Yola çıkanlar
– Gece seyyahları
Cümle içinde kullanımı:” Hikaye köye bir gece vakti gelen atrâk ile başlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-atlas+Farsça-rengîn
– Koyu kırmızı
– Bordo
Cümle içinde kullanımı:” Atlas-rengîn halının çok eski olduğuna bakma el yapımı nadir parçalardan biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-atlas+Farsça-pûş
– Atlas örtünen veya giyen
– Saten giyen
Cümle içinde kullanımı:” Geçen salı günüydü galiba dükkana atlas-pûş örtünmüş zengin bir tüccar geldi.”
Kelime Kökeni: Yunanca
– Dünyanın bütün ülkelerini, yeryüzü şekillerini küçük ölçekleriyle çizilmiş biçimleriyle bir arada toplayan kitap, dünya haritası
– Yunan mitolojisinde Müşteri’nin oğlu
Kelime Kökeni: Arapça
– Üstü ipek altı pamuk kumaş, saten
– Havsız, tüysüz
– Omur
Cümle içinde kullanımı:” Cihan okula giderken Atlas’ını evde bırakmış şimdi ona yetişmeye çalışıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-talel çoğul biçimi
– Biçimler, kalıplar, şekiller
– Harabeler, viraneler
Cümle içinde kullanımı: “ Gezip gördüğümüz atlâl evlerin bir çoğu yıkılmak üzere restorasyon görmesi gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tâlib çoğul biçimi
– Serseriler, hovardalar, haytalar
– Talebeler, öğrenciler
Cümle içinde kullanımı:“İki sınıf atlâb yeni gelecek olan hocalarını bekliyor nasıl kursu kapatabiliriz ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Padişahın dağıttıkları veya özel olarak verdikleri armağan, lütuf, hediye
– Padişahın ihsanları
Cümle içinde kullanımı:” Osmanlı döneminde padişahların ulema, şair, zanaatkarlara verdiği özel hediyelere Atiye-i Seniyye denirdi.”