Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dört alem
– Âlem-i lâhût, âlem-i melekût, âlem-i ceberût, âlem-i mülk veya nasût
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim-i erba’a andım olsun ki tüm cihanlar da aynı yüreklilikle sevecek koruyacağım seni.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dört alem
– Âlem-i lâhût, âlem-i melekût, âlem-i ceberût, âlem-i mülk veya nasût
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim-i erba’a andım olsun ki tüm cihanlar da aynı yüreklilikle sevecek koruyacağım seni.”
Kelime Kökeni: Arapça-âlem çoğul biçimi
– Dünyalar, alemler, cihanlar
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim şahit olsun ki canımın yakanı affetmem Allah bilsin kötülüğünüzü!”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıra çoğul biçimi
– Verimsizler, bereketsizler
– Yoksullar, zavallılar, fakirler, fukaralar
Cümle içinde kullanımı:” Şehzademiz ihsan buyurarak tüm avâkır ailelere cüzzi miktarda mutfaklık bağışlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıd çoğul biçimi
– Sözleşme yapanlar
– Akit imzalayanlar
Cümle içinde kullanımı:” Aralarında avâkıd yapan kişiler işten cayamazlar sözlerine sadık olmak zorundalar.”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıbet eş anlamlısı
– Sonlar, akıbetler, neticeler, encamlar, sonuçlar
Cümle içinde kullanım:” Halk olarak avâkıba bakmak gerek nitekim toprak bütünlüğü olduğu sürece farlı kültürlerle birlik yaşanabilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-â’ika çoğul biçimi
– Zorluklar, engeller, müşküller, maniler, sebepler
Cümle içinde kullanımı:” Bizi sıla hasretiyle terbiye eden avâ’ik açlık ve yoksulluktur, yoksa toprağımın her karışınıa ölürüm.”
Kelime Kökeni: Arapça-â’ide çoğul biçimi
– Gelirler
– Kazançlar, karlar
– İratlar, variatlar
Cümle içinde kullanımı:” Aylık avâ’id ve kiralarka gül gibi yaşar giderdi lakin aç gözlülüğünün kurbanı oldu.”
Kelime Kökeni: Farsça-âveh
– Heyhat, eyvah, yazık
– Üzülme, acınma, şaşırma gibi durumlarda kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı:” Âvâh yandı külüm keten helva, başımıza acep daha ne işler gelecek!”
Kelime Kökeni: Arapça-âdiye çoğul biçimi
– Zalimler
– Zulmedenler
– Acımasız kimseler
– Haksız davrananlar
Cümle içinde kullanımı:” Göz yaşın bakmaz avâdî eller, kıyar gül gibi canına.”
Kelime Kökeni: Ad
– Karada vahşi hayvan veyahut kuş ve denizde balık vurmak veya tutmak işi
– Sayd, şikar
– Avda vurulan veya tutulan vahşi hayvan, kuş, balık, geyik, tavşan
– Ganimet, ele geçirilen mal, beklenmedik kazanç
Cümle içinde kullanımı:” Ava gidiyorum diye çıktığı günden beridir kayıp artık yaşayıp yaşamadığından şüphelenmeye başladık.”