Kelime Kökeni: Farsça
– Mevlevihanelerde ve semahanede yüksek sesle ayin okuyan kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âyîne-hân okuyan birini dinlerken yüreği Allah aşkıyla dolmayan var mıdır?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mevlevihanelerde ve semahanede yüksek sesle ayin okuyan kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âyîne-hân okuyan birini dinlerken yüreği Allah aşkıyla dolmayan var mıdır?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ayna gibi parlayan
– Ayna gibi ışıldayan
Cümle içinde kullanımı:” Öyle bir kız ki ecdadım böylesine âyîne-veş yüzü olan bir mahluk görmemiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Aynacı
– Ayna yapıp satan kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âyîne-sâz da bir meslektir, her adam aynaların sırrına erişemez.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüzü ayna gibi parlayan
– Yüzü ayna gibi ışıldayan
Cümle içinde kullanımı:” Dedemin askerlik döneminden kalma âyîne-rû yüzlü bir vesikalığını saklıyoruz hala.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Berber
– Ayna tutan
– Tıraş edip saç kesen kimse
Cümle içinde kullanımı:” Âyîne-dâr bizde ata mesleği desek yalan olmaz bildim bileli elimde makas tutarım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Aynalık
Cümle içinde kullanımı:” Âyîne-dân gemilerin adının yazıldığı kıç bölümdür.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ayna, gözgü, mirat
– Yansıtaç
– Sırlı cam
Cümle içinde kullanımı:” Küçük el âyînesinin hangi döneme ait olduğu henüz kesinlik kazanmadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tekkelerde yapılan zikir törenleri
Cümle içinde kullanımı: “Âyîn-i Ehlu’l-lah törenlerinde zikirler çekilir sonrasında dini sohbetlere yer verilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bektaşî tekkelerinde kadınlı erkekli yapılan dini sohbet ve tören
Cümle içinde kullanımı:” Âyîn-i cem’e kadınlarla birlikte erkeklerde katılabilir büyük bir törene benzer zaten.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tören, töre, resm, usul, kanun, adet
– Dini tören, dini ritüel
– Ayin
Cümle içinde kullanımı:” Şamanlar tarafından düzenlenen âyînler de gök tanrıya adaklar adanarak bereket vermesi beklenirmiş.”