Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçe, bağ
– Gezinti yeri
– Mesire
Cümle içinde kullanımı:”Ne vakit daralsam yüreğim kendi kendine konuşmaya başlasa başımı alır bâğ-zâra vururum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçe, bağ
– Gezinti yeri
– Mesire
Cümle içinde kullanımı:”Ne vakit daralsam yüreğim kendi kendine konuşmaya başlasa başımı alır bâğ-zâra vururum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvan
– Bağcı
– Bağcılık yaparak geçinen kimse
Cümle içinde kullanımı:“Bâğvân olan atalarım bir çiçeğim boyun büküşünden derdini anlar onların dilini konuşurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Birden bire, durup dururken
– Ansızın, apansızın
– Fücceten, defaten, vehleten
Cümle içinde kullanımı:“Bağteten gelen anıların arkasında acının bin bir rengi vardı, bir tek ben görebildim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Erkek domuz
– Evcil domuz
Cümle içinde kullanımı:” Bizim köyde bağrâ besleyenlere iyi gözle bakılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçelik
– Bağlık
– Üzüm bağları olan yer
Cümle içinde kullanımı:” Bâğistân’a gideceksen eğer biraz azık hazır tutayım oralarda aç kalma emi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Serkeşlik, asilik, isyankarlık
– Günah, kabahat, suç
– Vebal
Cümle içinde kullanımı:“Bâğîlik eden çocuk kötekle uslanmaz, ona neyin doğru ve yanlış olduğunu tatlı bir lisanla öğreteceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İyi geçinen
– Her bakımdan iyi geçinen, dost, sırdaş
– Dizleri büküp ayakları altına alarak oturma
Cümle içinde kullanımı:” Bağdaş kurup oturduğumda önüme hemen bir kahve ve su getirdiler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bağdatlı
– Bağdat ile ilgili olan
– Bağdat halkından kimse
– Tahta pervazlardan yapılmış üstü sıvalı tavan veya bölme
Cümle içinde kullanımı:“Bağdâdî bir amca avucunda tutuğu yemlerle her sabah kuşları beslemeye gelir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Köstek
– Ayağa vurulan bağ
– Güreşte çelme
– Sarma
– Atların tepmesini engellemek amacıyla kuskun kayışına eklenen kayış
Cümle içinde kullanımı:” Koşulan atın bağda kayışı nasıl koptu yoksa biri bunu bilerek mi yaptı?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvan
– Geçimini meyve sebze ekerek karşılayan kimse
– Bahçe bakımıyla ilgilenen kimse
Cümle içinde kullanımı:“Bağçevân bu İran güllerini sonbahar gibi ekmişti bak şimdi kan kırmızı renkleriyle bahçeyi nasıl renklendirdiler.”