Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Gözü görmeyen
– Kör
– Âmâ
Cümle içinde kullanımı:“Bâhık olduğum günden beri gözlerimin önüne inen perde yüreğimdeki perdeyi araladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Gözü görmeyen
– Kör
– Âmâ
Cümle içinde kullanımı:“Bâhık olduğum günden beri gözlerimin önüne inen perde yüreğimdeki perdeyi araladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahr
– Gemici, gemide çalışan
– Denizci, denizle ilgili işlerde çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bahhâr olarak çalıştığı bu yıllarda birçok ülke görmüş, ömrünü okyanuslara adamıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-buhl
– Pek cimri
– Çok hasis
– Çok değersiz
– Çok bayağı
Cümle içinde kullanımı:“Sarf ettiğiniz kelimelerin bahhâl olduğunu fark etmenizi bekledim ama ne fayda üslubunuz giderek bozuluyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Beraber, beraberce
– Birlikte
– Bir arada
– Birlikte bulunan
Cümle içinde kullanımı:”Şayet bâ-hem yapılacaksa bu girizgah o zaman yardım etmeye çalışırım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Büyük deniz
– Derya, umman, bahr
Cümle içinde kullanımı:” Karanlık bâhelerden çıkıp gelmişcesine bir yalnızlık vardı üzerimde.”
Kelime Kökeni: Farsça-bağçe
– Meyvelik
– Sebzelik
– Bostan
– Yeşillik
– Ağaç ve çiçek yetiştirilen toprak arazi
Cümle içinde kullanımı:”Emekli olduktan sonra tüm vaktini bahçe işlerine adayıp domates yetiştirmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Baharatlı
– Bahar mevsimi
– -Karanfil ve tarçınlı maddelerin bulunduğu yemek
Cümle içinde kullanımı:“Bahârlı yemekler yedikten sonra midem cayır cayır yanan.”
Kelime Kökeni: Farsça-bahâr+Arapça-î
– Bahara özgü, bahar ile ilgili, bahar gibi
– Kasidenin nesib bölümünü bahar mevsimini övme amacıyla düzenleyen ve bu övgüyü bir kişiye bağlayan şiir tarzı
– Padişahın yeniçeri ağaları ile katibine her yıl bahar başlangıcında verdiği yazlık elbise
– Divan edebiyatında bir şiir türü
Cümle içinde kullanımı:” Osmanlı döneminde bahar konulu yazılmış tüm nazım ve nesirler Bahâriyye olarak anılır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçelik yer
– Bağlık
– İlk bahar mevsimi
– Bağ bahçe
Cümle içinde kullanımı:”Sen benim Bâhâristân’ım açan gül dallarımsım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahara özgü, bahar ile ilgili
– İlkbahar gibi
Cümle içinde kullanımı:“Bahârî yüzüne baktıkça gönlüm dinlenir ruhum uçuverirdi.”