Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kusursuz
– Eksiksiz
– Mutlu
– Memnun olan kimse
– Mesut olan kimse
– Eksiği olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayattaki yaşama amacım besende biri olmaktı ama heyhat aradığımızı buldurmuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kusursuz
– Eksiksiz
– Mutlu
– Memnun olan kimse
– Mesut olan kimse
– Eksiği olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayattaki yaşama amacım besende biri olmaktı ama heyhat aradığımızı buldurmuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Şirin
– Sevimli
– Hüsn
– Pesen
– Latif
– Sempatik
– Hoş
Cümle içinde kullanımı: “Kalplere ağrı verecek surette besen, içimizi ısıtacak kadar bize yakındı.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Apaçık
– Ortada
– Ayan beyan
– Anlaşılıyor ki
– Çok belirgin
– Çok belli
– Aşikar
Cümle içinde kullanımı: “Besbelli sen gidecek evimden kokunu, omuzlarımdan elleri çekeceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-bûstân
– Bahçeler
– Bostanlar
– Bağlar
– Tarlalar
Cümle içinde kullanımı: “Yaz başında yeşillenen besâtîn bana hala yaşamam gerektiğini gösteriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Düzgün ve fasih konuşma
– Düzlük
– Yalınlık
– Açık ve düzgün konuşma becerisine sahip kimse
Cümle içinde kullanımı: “İş görüşmesine gelen adayların ilk olarak besâtet ve diksiyona kulak kabartıyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-besm
– Cana yakınlık
– Güler yüzlü olma
– Mütebessimiyet
– Şetaret
Cümle içinde kullanımı: “Mütebessimiyet yüklü insanlardan pek korkmam, ne gelirse sinsi insanlardan gelir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Cesaretli
– Yürekli
– Korkusuz
– Cesur
– Koçak
Cümle içinde kullanımı: “Besâletlu biri olaydın kendini geriye sakınmaz ortaya atardın.”
Kelime Kökeni: Arapçaolm
– Mertlik
– Yiğitlik
– Cesaret
– Yüreklilik
– Korkusuzluk
– Gözü peklik
– Cüretkarlık
Cümle içinde kullanımı: “Besâlet olmasa küllerinden yeniden doğup göğe uçar mıydı sevgimiz?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Mürekkebat
– Basitler
– Basit şeyler
– Kolay şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Besâ’it işlerle meşgul olmaktan gerçekte uğraşmamız gereken eylemlere vakit ayıramıyoruz.”
Kelime Kökeni: Arnavutça-besâ
– Ahd
– Söz verme
– Arnavut yemini
Cümle içinde kullanımı: “Arnavut kızı ellerindeki kanı eteğine sürerken besâ çığlığı semayı inletti.”