Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İkisi arasında
– İki kişi kendi arasında
Cümle içinde kullanımı: “Beyne hümâ anlaştıktan sonra karı koca arasına girilmez ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İkisi arasında
– İki kişi kendi arasında
Cümle içinde kullanımı: “Beyne hümâ anlaştıktan sonra karı koca arasına girilmez ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Bilginler arasında
– Alimler arasında
Cümle içinde kullanımı: “Beyne’l-ulemâ arasında yeni bir keşif her zaman heyecan yaratmış ses getirmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Halk arasında
– İnsanlar arasında
Cümle içinde kullanımı: “Beyne’n-nâs kabul görmeyen kişiler bir şekilde toplum dışına itilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Uluslararası
– Milletler arası
– Ülkeler arası
Cümle içinde kullanımı: “Beyne’l-milel sorunlar devlet başkanları arasında çözülerek tüm ulusu etkiler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Halk arasında
– Ahali içinde
Cümle içinde kullanımı: “Beyne’l-avâm da ortaya çıkan pürüzler konuşarak, dinleyerek ve halden anlayarak çözülür”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aralık
– Arada
– Miyan
– Araya
– Ara
– Firkat
– Mesafe
– İki şeyin arasındaki uzaklık
Cümle içinde kullanımı: “Senle ben arasında iki cihanı kapsayan beyn şimdi bir cehennem azabıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Divân-ı hümâyûn kaleminde görevli zabitin unvanı
– Divan kaleminin başı
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devletinde reisülküttaptan sonra en yüksek mevki sahibi olan Beylikçidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bey sıfatı
– Bey unvanı
– Zadeganlık
– Asalet
– Prenslik
– Beyin idaresinde olan hükümet
– Necâbet
– Rahat konforlu bir şekilde yaşamak
– Emaret
– Mirlik
– Emirlik
Cümle içinde kullanımı: “Beylik makamına gelen herkes halkın üstünden mi geçinmeye çalışır, hep mi cebini doldurur?”
Kelime Kökeni: Ad
– Beylerbeyinin hüküm sürdüğü bölge
– Beylerbeyi olma
– Sancak beylerinin başı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Beylerbeyilik yaptığı dönemi hatırladıkça yüzünde biraz mahzun birazda gururlu bir ifade beliriyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Beylerbeyi olma durumu
– Sancak beylerinin amiri
– Vali
– Askeri ve sivil yetkileri olan yüksek mevkili görevli
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı’nın son dönemlerinde İsttanbul’da beylerbeyi olduğunu söyler burnundan kıl aldırmazdı.”