Kelime Kökeni: Arapça
– Gökçil yakut
– Mavi renkte olan yakut
– Gök yakut
Cümle içinde kullanımı: “Bezâdî gözlerini üstüme diktiğinde gökyüzü sineme düştü zannederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gökçil yakut
– Mavi renkte olan yakut
– Gök yakut
Cümle içinde kullanımı: “Bezâdî gözlerini üstüme diktiğinde gökyüzü sineme düştü zannederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pamuk ve keten ipliğinden yapılan dokuma
– Kumaş parçası
– Kumaş türü
– Gudde
– Boyun koltuk altında sonradan oluşan kabarcıklar
– Beze
– Deriyi çizerek kanatma
– Düz dokuma parçası
– Pastırma yapılacak et parçası
Cümle içinde kullanımı: “Camları silmek için iki tane bez istedim sadece çok bir şey değil. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Oval
– Yumurtaya benzeyen
-Şekli yumurtayı andıran
– Söbe
– Yumurtamsı
Cümle içinde kullanımı: “Beyzî biçimindeki acayip şeylerin ne olduğuyla alakalı henüz bir malumat gelmedi.”
Kelime Kökeni: Arapça-beyze sözünün tesniye ikilik biçimi
– Hayalar
– Taşaklar
– Er bezleri
– Testisler
Cümle içinde kullanımı: “Beyzeteyn olan adamlık vasfına sahip değildir ya.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Testis
– Er bezi
– Haya
– Yumurta
– Taşak
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanın beyzelerine tekme adam gavuru yakalayıp bir güzel benzettiler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumurta biçiminde
– Yumurta şeklinde olan
Cümle içinde kullanımı: “Sırtındaki beyzavî şişlikler hiç hayra alamet değil bence.”
Kelime Kökeni: Ad
– Asalet
– Soyluluk
– Kişizadelik
– Hoppalık
– Müsriflik
– Har vurup harman savurma
– Düşüncesizce hareket etme
– Aristokratlık
– Asilzadelik
Cümle içinde kullanımı: “Bey-zâdelik kanına işlediğinden mütevellit zora gelemez her sıkıntıda kaçmayı yeğlerdi.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bey+Farça-zâde
– Bey oğlu
– Babası reis veya ağa olan kimse
– Soylu
– Necip
– Asil
– Nazlı büyütülmüş kimse
– Zengin bir kimsenin oğlu
Cümle içinde kullanımı: “Bey-zâdem kahvaltısını yatağında mı alır yoksa kıçını kaldırıp masaya gelirler mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İlk yaratılan insan
– Osmanlı tuğralarında dört kısımdan oluşan aslî unsurun ikincisi olan bin ile han sözlerinin sonunda yer alan ‘n’ kısmına verilen isim
– Gayb karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “O ki beyzâ çehresiyle bu dünyadan değilmişçesine vakurla bizleri izliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlaması
– Müslümanlar
– İslam ümmeti
– İslam ülkesi
– İslam merkezi
– İslam alemi
– İslamiyet
– İslamlık
Cümle içinde kullanımı: “Beyzatü’l-İslâm’ın son peygamberi Hz. Muhammed’dir.