Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Meziyetler
– İyilikler
– Lütuflar
– Fazlalar
– İhsanlar
– Ziyadeler
– Müreccah
– Bağışlar
– Atıfetler
Cümle içinde kullanımı: “Her insan hayatının bir döneminde kendisi için gönderilecek efdâlı bekler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Meziyetler
– İyilikler
– Lütuflar
– Fazlalar
– İhsanlar
– Ziyadeler
– Müreccah
– Bağışlar
– Atıfetler
Cümle içinde kullanımı: “Her insan hayatının bir döneminde kendisi için gönderilecek efdâlı bekler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Fiiller
– Hareketler
– Eylemler
– Davranışlar
– İşler
– Ameller
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerden önce efâle bakar sonrasında kararımı veririm.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Fazıl kişiler
– Faziletli kimseler
– İyilik sever kimseler
– Erdemli kişiler
Cümle içinde kullanımı: “Efâdıl şahsiyetler sayesinde gerekli yardımların hepsi sahiplerine ulaştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kiliseler
– Manastırlar
– Deyrler
– Hristiyanların ibadet yerleri
– Kubbeler
Cümle içinde kullanımı: “Edyâr insanların bir araya gelip Tanrıya yakarışta bulundukları mekanlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dinler
– İnanışlar
– Ülküler
Cümle içinde kullanımı: “Edyân toplumları bir arada tutmak konusunda muhteşem bir güçtür.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Dikler
– Kümes hayvanları
Cümle içinde kullanımı: “Baksan herkes omuzlarını kabartmış edyâk gibi geziyor ortalıkta.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Devalar
– İlaçlar
– Çareler
– Tedbirler
– Tedaviler
Cümle içinde kullanımı: “Sevmek edviyedir bu zamanda, hele ki kimse kimseyi sevmezken.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Devirler
– Çağlar
– Doğu musıkîsinde usuller
– Vakitler
– Dönemler
Cümle içinde kullanımı: “Geçtiğimiz edvâra bakaca olursak insanlık hem gelişmiş hem de gerilemiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hastalıklar
– Dertler
– İlletler
– Sebepler
– Bozukluklar
Cümle içinde kullanımı: “Bedene musallat olan edvâ genelde sinirden ve dertten olur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ayakkabı
– Mest
– Konçlu mest
– Kısa çizme
– Pabuç
– Başmak
Cümle içinde kullanımı: “Edük tamir eden amcanın ellerindeki nasırlar birden bire yüreğimi sızlattı.”