Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok haklı
– En çok hak eden
– Ehakk
– Daha doğrusu
– En hakikisi
– Hakka uygun
Cümle içinde kullanımı: “Ehak olan yalandan vazgeçip gerçeklerden bahsetmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok haklı
– En çok hak eden
– Ehakk
– Daha doğrusu
– En hakikisi
– Hakka uygun
Cümle içinde kullanımı: “Ehak olan yalandan vazgeçip gerçeklerden bahsetmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Ehven
– Daha hafif
– Çok hafif
Cümle içinde kullanımı: “Yorganın kış ayında ehaf olursa hastalıkla dost olursun.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hadisler
– Hz. Muhammed’in sözleri ve davranışları
Cümle içinde kullanımı: “Ehâdîs üzerine kurulu bir hayat yaşayın inancınızı zedelemeyin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok katı
– Çok sert
– Pek sert
– Çok kuvvetli
Cümle içinde kullanımı: “Dikenin ehac olmasına aldırma önemli olan gülün kokusuna erişmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En sevgili
– Çok sevilen
– Çok sevgili
– Ehabb
– Canan
Cümle içinde kullanımı: “Ehab, acılı memleketimin geceyi aydınlatan yıldızı çölümün ateşisin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tekneden hamur kazıyan nesne
– Isıran
– Kül almaya yarayan araç
Cümle içinde kullanımı: “Ocağın üstündeki eğsiraniyle ateşi biraz karıştır da canlansın.”
– Yönelmek
– Hedef almak
– Teveccüh etmek
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi bir doğal afet durumunda yardım çalışmalarına eğsinmek önemli bir konudur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ateş karıştırmaya yarayan ucu yanmış odun
– Köseği
– Ucu yanmış odun
Cümle içinde kullanımı: “Kalbimi eğsi ile deşmekten vazgeç ve arkana bakmadan çek git.”
Kelime Kökeni: Ad
– Demir çivi
– Mıh
– Demir kazık
Cümle içinde kullanımı: “Eğseri gibi duran adamı gördün mü bu soruları bana değil ona soracaksın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Eğe kemiği
– Kaburga kemiği
– Göğüs kafesinin yan duvarlarını biçimlendiren uzun kemikler
Cümle içinde kullanımı: “Eğri sünüğe aldığı darbe yüzünden rahat rahat nefes alamıyor.”