Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çoklukla
– En ziyade
– Genellikle
– Daha ziyade
– Ekseriyetle
– Çoğu zaman
– Umumiyetle
Cümle içinde kullanımı: “Ekserî muhalefet adına söyledikleriniz doğru ancak uygulanışı yanlış.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çoklukla
– En ziyade
– Genellikle
– Daha ziyade
– Ekseriyetle
– Çoğu zaman
– Umumiyetle
Cümle içinde kullanımı: “Ekserî muhalefet adına söyledikleriniz doğru ancak uygulanışı yanlış.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat,ad
– Mıh
– Mismar
– Demir çivi
– En çok
– Daha ziyade
– Enser
– Kesrette olan
– Pek fazla
– Demir kazık
– Büyük çivi
Cümle içinde kullanımı: “Başa kakılan ekser gibi aynı sözleri söyleyip durmaktan vazgeçer misin?”
– Eksiltmek
– Eksik duruma getirmek
– Sayısını azaltmak
Cümle içinde kullanımı: “Göründüğü gibi çürükleri eksemek diğer sağlamların kurtulmasını sağladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kesirler
– Bölmeler
– Üleşkeler
– Taksimler
– Parçalar
Cümle içinde kullanımı: “Çocukluğumda cebir ve eksâr konularında hep çakardım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfatı
– Pek cömert
– Daha kerim
– Çok eli açık
– Çok verimli
– Çok ikramcı
Cümle içinde kullanımı: “Bilge adam ekrem, bilgili ve suskundur kelamını boşa harcamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Taraflar
– Yanlar
– Sığınacak yerler
– Evin ortaları
– Doğrultular
– Yöreler
– Yerler
Cümle içinde kullanımı: “Sel felaketinden kaçan garibanlar eknâflara yerleşti bile.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kusursuzluk
– Mükemmeliyet
– Eksiksizlik
– Noksansızlık
– Yetkinlik
– Şahanelik
Cümle içinde kullanımı: “Razı olduğundan fazlasıyla karşılaştın dilerim bundan sonra ekmeliyyet bir hayat sürersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Olguncasına
– Kamilcesine
– Ağırbaşlılıkla
Cümle içinde kullanımı: “Ekmelâne davranışlarıyla yaşından büyük bir tavra ve duruşa sahip.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha mükemmel
– En olgun
– En kamil
– En eksiksiz
– En uygun
– En yetkin
– Kusursuz
Cümle içinde kullanımı: “Bu hayatta ekmel insan olabilmenin şartı kendini tanımaktır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Etmek
– Tarım yapmak
– Tohum serpmek
– Tohum atmak
– Aş
– Yiyecek
– Kazanç
– Kazanç
– Yemek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle kolay değildir elin işinde ekmek kazanmak, ter dökmen ve sabır etmen.”