Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En kötü
– En şer
– En fenalık
– En kötü
Cümle içinde kullanımı: “Bir kadını yıkacak eşer durum evladının kaybıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En kötü
– En şer
– En fenalık
– En kötü
Cümle içinde kullanımı: “Bir kadını yıkacak eşer durum evladının kaybıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok uğursuz
– Pek şom
– En uğursuzlar
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ın taktiri bu belki de şimdi eşem olan yarın hayırlısı çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok şiddetli
– Çok zorlu
– Aşırı zor
Cümle içinde kullanımı: “Kışın eşed zamanlarında kardan yollar ve evler kapanır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yiğitler
– Şiddet kullananlar
– Alpler
Cümle içinde kullanımı: “Er meydanına çıkan eşdâ gözünü toprağa diktiği anda ölür.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ağaçlar
– Dalları ve gövdesi olan ağaçlar
Cümle içinde kullanımı: “Eşçâr yağmurla beslenir toprakla kucak kucağadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Elemler
– Hüzünler
– Acılar
– Kederler
– Şecenler
– Gamlar
– Tasalar
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizlere eşcân verirken dermanını da getirir elbet.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yiğit
– Pek cesur
– Alp
– Mert
Cümle içinde kullanımı: “Eşca bir oğlan yetiştirmişsin emmi emeğine sağlık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gürbüz
– Genç irisi
– Gürbüz oğlan
– Kabadayı
– Çok benzeyen
– Daha çok benzeyen
– Pek benzeyen
– İri
– Gelişmiş
Cümle içinde kullanımı: “Kurbanlığa gidecek olan koyunları eşbeh seçmek lazım.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cisimler
– Şahıslar
– Vücutlar
– Gövdeler
– Bedenler
Cümle içinde kullanımı: “Yaratılan eşbâh dünya yaşamına dayanır varlığını hep sorgular.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karıştırma
– Şaşıtma
– Karıştırmak
Cümle içinde kullanımı: “İki olayın eşb olması ve sonuç bulunmaması bizim talihsizliğimizdir.”