Kelime Kökeni: Ad
– Henüz yürüyen çocuk
– Yavaş adımlar atan
– Yeni emeklemeye başlayan çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Emeklerce yürüyüşünden belli hala ayakları güçsüz görünüyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Henüz yürüyen çocuk
– Yavaş adımlar atan
– Yeni emeklemeye başlayan çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Emeklerce yürüyüşünden belli hala ayakları güçsüz görünüyor.”
– Çabalamak
– Çaba göstermek
– Çalışmak
– Debelenmek
– Dizler ve eller üzerinde yürümek
– Acemilik geçirmek
Cümle içinde kullanımı: “Çocuklar bile yürümeden önce emekler sonrasında dengesini bulur.”
Kelime Kökeni: Ad
– İş arkadaşı
– Kapı yoldaşı
– Çalışma arkadaşı
– Aynı görevde çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Fabrikanın ayakta durmasını sağlayan emekdaşlar sayesinde bu kriz dönemini atlatacağız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Emekliye ayrılmış kimse
– Emektar olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Emekdarlık yaşı geldi artık eskisi gibi yol yürüyemez ağır taşıyamaz oldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hizmetçi
– Memur
– Emeği geçmiş
– Sadık hizmetçi
– Uzun süre emeği geçmiş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Evin yaşlı emekdârı Rıza efendinin hepimiz üzerinde emeği büyüktür.”
Kelime Kökeni: Ad
– Amele
– İşçi
– Proleter
– Geçimini iş yaparak sağlayan kimse
– Üretim sürecinde bedel karşılığı çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Devlet öncelikle emekçinin yanında olmalı ve ona destek vermelidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çalışma
– Zahmet
– Sa’y
– Yorgunluk
– Renc
– Çalışma karşılığı olan ücret
– Sıkıntı
– Özenli çalışma
– Kafa gücü
– Çalışmak işi
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların emeklerini hiçe sayıp elinizin tersiyle yok sayamazsınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Son
– Uç
– En uzun
– Encam
– İntiha
– Nihayet
– Bir şeyin kenarı
– Sivri noktası
Cümle içinde kullanımı: “Yarının emedi elbet kara topraktır lakin öncesinde yaşam için savaşmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cariye
– Kadın köle
– Kadın sahabe
– Halayık
– Karavaş
Cümle içinde kullanımı: “Cahil cühela bir emedir lakin yumuşacık bir kalbi bal gibi tatlı sözleri vardır.”
– Emmesini sağlamak
– Emmeye yönlendirmek
– Çocuğa meme, süt emdirmek
Cümle içinde kullanımı: “Anamdan emdirilen süt ağzımdan geldi böylesi bir hakarete kim dayanabilir?”