Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Misaller
– Örnekler
– Cetvel ve risale
– Çekim örnekliği
Benzerler
Cümle içinde kullanımı: “Emsile göre kıyaslama yapmanı bir nebze anlayabiliyorum lakin bu tavrın tamamen yanlış.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Misaller
– Örnekler
– Cetvel ve risale
– Çekim örnekliği
Benzerler
Cümle içinde kullanımı: “Emsile göre kıyaslama yapmanı bir nebze anlayabiliyorum lakin bu tavrın tamamen yanlış.”
Kelime Kökeni: Ad
– İlaç
– Deva
– Em
Hastalığı önlemek veya iyileştirmek için kullanılan madde
Cümle içinde kullanımı: “Sen benim yarama ensem olmaz daha çok sebebim olurdun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– En çok benzeyen
– Efdal
– Daha üstün
– Müreccah
– Ziyadeler
– Tam benzer
– İmtisale şayan olan
Cümle içinde kullanımı: “Her eserin her mücevherin emseli yapılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Büyük şehirler
– Kasabalar
– Beldeler
– Memleketler
– Büyük kentler
Cümle içinde kullanımı: “Adalet ve sevgiyle yönetilemeyen emsâr içten içe yıkılmaya mahkumdur.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Eşsiz
– Benzeriz
– Örneksiz
– Eşi benzeri olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Güneşin yeni yeni doğduğu şu saniyelerde emsâlsiz güzelliğinde unuttum gençliğimi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Benzerler
– Örnekler
– Hikayeler
– Kıssalar
– Benzer
– Yaşıt
– Denk
– Modeller
Cümle içinde kullanımı: “Emsâl kararlara bakıldığında durumun vahimini anlayabiliyoruz.”
– Buyurmak
– Emir vermek
– Hükmetmek
– Buyruk vermek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibiler aşkı emrederek yaşamaz, uğruna ölürcesine yaşar.”
Kelime Kökeni: Arapça-emred+Farsça-perest
– Oğlancı
– Sübyancı
– Pederasti
– Sübyoner
– Pedofili
Cümle içinde kullanımı: “Emredperest olarak adlandırılan kişilerin birer sapkın olduğu gerçeği asla değişemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Bıyığı yeni terlemiş
– Yüzü henüz tüysüz olan genç
– Ergenlik çağında olan genç
Cümle içinde kullanımı: “Aklı kavak yelleri gibi esen emred zaman geçtikçe anlayacak hayatın acısını.”
Kelime Kökeni: Ad
– Aşık
– Müptela
– Tutkun
– Vurgun
– Halk şairi
– Ak gözlü
– Halk ozanı
– Meclup
– Meftun
Cümle içinde kullanımı: “Emre her ne kadar asabi bir insan olsa da özünde yumuşacık bir kalbi vardır.”