Kelime Kökeni: Ad
– Yardımseverlik
– Cömertlik
– Hayırsever
– Yardım etmekten hoşlanan
Cümle içinde kullanımı: “Eryahiyyet biri olduğundan mütevellit eli hiç boş gelmez.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yardımseverlik
– Cömertlik
– Hayırsever
– Yardım etmekten hoşlanan
Cümle içinde kullanımı: “Eryahiyyet biri olduğundan mütevellit eli hiç boş gelmez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Cömert
– Eli açık
– Yardımsever
– Hayırsever
– Yardım etmekten hoşlanan
Cümle içinde kullanımı: “Biz babalarımızdan atalarımızdan eryahî olmayı, düşene el uzatmayı öğrendik.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Rüzgarlar
– Esintiler
– Yeller
Cümle içinde kullanımı: “Ayrılıkla başlayan eryâh üzerimize estiğinde sonumuz hicran olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sahralar
– Ovalar
– Bereketli topraklar
– Verimli
– Mamur
– Ekini bol olan yerler
Cümle içinde kullanımı: “Toprakları eryâf alan köyler aç bırakmaz insanını.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dicle
– Büyü
– Sihir
– Deneme
– Tecrübe
– Deneyim
– Sınama
Cümle içinde kullanımı: “Kötü ruhlarla yaşayanların elinde mutlaka ervend sırları bulunur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kalın ses
– Ağır gün
– Sıkıcı
– Sada
– Dik ses
Cümle içinde kullanımı: “Ervenân bir tonla konuşmayı bırakmadığın sürece konuşmayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok istekli
– Çok kibar
– Arzulu
– Çok nazik
– İstekli
– Hevesli
Cümle içinde kullanımı: “Evvelinden niyaz sahibi erved biri olan nam salmıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yoğurt
– Maya katılarak yapılan süt ürünü
Cümle içinde kullanımı: “Hanım dediğinin mahareti yaptığı ervebten anlaşılır derdi anam.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Romalılar
– Anadolu halkları
– Rumlar
Cümle içinde kullanımı: “Roma imparatorluğundan gelen ervâm mitolojiye meraklıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Perdeler
– Çadırlar
– Örtüler
– Revkler
– Çergeler
Cümle içinde kullanımı: “Bu fırtına yağmur devam edersa ervâk üzerimize yıkılacak.”