– Tartışması yapılmış, sonlanmamış olayları yeniden ortaya döker olmak.
– Eski defterleri karıştırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şimdi ne gerek vardı eski defterleri yoklamaya?”
– Tartışması yapılmış, sonlanmamış olayları yeniden ortaya döker olmak.
– Eski defterleri karıştırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şimdi ne gerek vardı eski defterleri yoklamaya?”
– Eski durumlar tamamıyla farklılaştı, değişti.
– Köprünün altında çok sular aktı.
Cümle içinde kullanımı: ” Eski çamlar bardak oldu sen hala geçmişten bahsediyorsun.”
– Bu yılın turfandasını yiyoruz.
– Yaşlı bir kişiye ve eski bir topluluğa uygulanan bir yenilik.
– Eski köye yeni adet.
– Eski ağza yeni kaşık.
Cümle içinde kullanımı: ” Eski ağza yeni taam bize uymayacak şey bunlar.”
– Bağırıp çağırmak, öfke, sinir ile fena laflar etmek söylemek.
– Esip yağmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Esip savurmaktansa biraz oturup konuşsaydık.”
– Sözleri arasında o konuya dokunmamak, o konu hakkında bir şey söylemeden sözlerini sonlandırmak.
– Meskût geçmek.
Cümle içinde kullanımı: “Bazı konuları es geçmemiz gerekiyordu.”
– Bağırıp çağırır ama, biraz sonra öfkesi azalır, geçer; ceza vermez, cezalandırmaz.
– Bol keseden vaatte bulunur, havadan sudan atar ama bir şey vermez ve yapmaz.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar gürledi ama yine eser ama yağmaz, susar köşesine geçer.”
– Doğru ve gerçek olmayıp; uydurma, yalan, asılsız olmak.
– Aslı astarı olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Esası olmamasına rağmen bu konuda inatla beni suçlayıp duruyorsun.”
– Bir kimseye önem bile vermemek, verilmemek, adı hatıra, akla bile gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Esamisi okunmayan insan yanımıza gelmesiyle kim olduğu anlaşılmıştı.”
– Sen sakinliğini, ağırbaşlılığını bozma, karşındakinin dengesizliğine uyma, onla aynı olma.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik sende kalsın uyuma aptal insanlara.”
– Haksızlığa karşı gelmek, koymak.
– Mertliği göstermek gerekir, gerekli.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik öldü mü herkes suspus oturur olmuş?”