– Akıl öğretmek.
– Yol göstermek.
– Bir kimseye bir konu hakkında öğütler verip, nasıl davranacağını, ne yapacağını söylemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıl vermeye benzemez bu aşk meşk işleri, biraz tutku biraz şehvet lazım biraz da.”
– Akıl öğretmek.
– Yol göstermek.
– Bir kimseye bir konu hakkında öğütler verip, nasıl davranacağını, ne yapacağını söylemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıl vermeye benzemez bu aşk meşk işleri, biraz tutku biraz şehvet lazım biraz da.”
– Bunda anlamayacak ne var anlamında kullanılan bir söz.
– Doğrusunun bu şekilde olduğu ortada. Akıl böyle olmasını gerektiriyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Allah aşkına akıl var, yakın var anla artık yani.”
– Tutarlı, akılsız davranışları, dengesiz, hoppa.
– Pek delişmen, kendisinden ciddi bir düşünce, davranış beklenmeyen kimseler için kullanılan bir şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Mahallenin akıl terelelli bir amcası vardı eskiden çocukların tek maskotuydu. “
– Bir olayın nasıl olduğunu, gerçekleştiğini anlayamamak, mantıklı bir sonuç görememek.
– Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebine bir anlam bulamamak.
– Sırrını çözememek.
Cümle içinde kullanımı: ” Hayretler içinde izliyorum bu yaptığın sihirbazlık numaralarını valla akıl sır ermeyecek işler bunlar.”
– Bir kimseye düşündüğü düşünceye benimsetmeye, ona yol gösterici olmaya çalışmak.
– Karşındakinin bir şey düşünmezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncelerini ona aşılamaya çaba göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bazı şeyler senin yaptığın gibi akıl satmaya benzemez biraz emek ister biraz da akıl..”
– Bir kimseye nasıl davranışlar sergileyeceği konusunda yol göstermek, yardımcı olmak.
– Akıl vermek.
– Bir kişiye yol gösterip, bilgi vermek, tavsiyede bulunmak.
– Bir şahsı kendi istediği, eğilimine ya da çıkarına uygun bir davranış yolunu anlatmak, göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen kimsin de ben gibi bir bilge şahsiyete akıl öğretmeye kalkarsın.”
– Dengeli, kendi halinde olan.
– Yaramazlık yapmayan, ölçüsüz, taşkın davranışlar sergilemeyen kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin oğlanı da ne akıllı uslu yetiştirmişsin valla hayran olunası.”
– Hayranlık uyandırmak.
– Çok şaşılacak bir durumda olmak.
– Akıllara durgunluk vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Aldığı yüzüğü gördükten sonra arkadaşlarının akılları durdurmuştu resmen”
– Akla zarar.
– Aklı çalışmaz duruma getiren, çok şaşırtıcı olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu düşünceler baya baya akıllara ziyan yapma böyle şeyler valla.”
– Çok şaşırtıcı olmak.
– Bir olayın, aklının alamayacağı ölçüde aşırı bir derece şaşırtıcı olmak.
– Hayranlık uyandırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıllara durgunluk veren fırtınanın verdiği büyük yıkımın eserleri işte bu kalıntılar.”