– Çokbilmiş kimse.
– Öyle tanımayan, görülmeyen bir kimsenin aslında çok zeki olması.
– Çok akıllı, her şeye aklı eren.
– Bilgiç.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu çocukta tam akıl kumkuması bir tip var.”
– Çokbilmiş kimse.
– Öyle tanımayan, görülmeyen bir kimsenin aslında çok zeki olması.
– Çok akıllı, her şeye aklı eren.
– Bilgiç.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu çocukta tam akıl kumkuması bir tip var.”
– Akıllı birinin düşünüp taşınıp yapacağı bir iş olmamak.
– Akla uygun olmayan, uygun düşmeyen.
– Mantığa sığmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yaptığın iş gerçekten hiç akıl kârı olmayan bir şey.”
– Birine yol gösterip akıl öğreten kimse.
– Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse, akıl kethüdası.
– Herkese akıl vermekte hevesli olan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıl hocası olup bu devirde aklı yerinde olan insan tanımıyorum bu hayatta.”
– Bir konu hakkında çözüm yolunu o an bulmak.
– Herhangi bir önlem veya çareyi zamanında farkına varıp, düşünmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar uğraşa girdikten sonra akıl edersin zaten kolay yolu.”
– Hatırlanması gereken şeyleri unutmamak için kısaca yazıldığı küçük defter, muhtıra defteri, ajanda.
– Konuşmacılara yardımcı olmak amacıyla kullanılan, çok çeşitleri bulunan bir araç. Alıcının gerisindeki bir yere konan bu araç, genellikle, iri harflerle yazılı bir metni istenilen hızda döndüren bir silindirden oluşur.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla bana küçük bir akıl defteri lazım ya olmayacak bu şekilde unut unut.”
– Bir kimseyi hayatından, aklından silmek.
– Unutmak.
– Unutulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni var ya aklımda çıkarmak için o kadar uğraşmıştım ki anlatamam.”
– Aklında yer sahibi olmak, unutulmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akılda kalmada sen kadar iyisini görmedim, hala aklımdasın hiçbir zamanda gitmeyeceksin.”
– Doğruluğu ne kadar sorgulanır olsa da aklı, onu öyle yapmaya itti.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya kafamda bu kadar fazla üşüşüp durmayın akıl bu ya almıyor her şeyi.”
– Çocukluk döneminden çıkıp erginliğe ulaşmak.
– Büyümek, yetişkin birey olmak.
– Döl verebilecek halde olan, ergen, yeni yetme, erin, baliğ.
Cümle içinde kullanımı: ” Günümüzde çoğu çocuk akıl baliğ oluyor erken yaşta.”
– Bir şeyin başarılı olabileceğine hiç kimsenin inanmamış olduğunu düşünmek.
– İnanılır olmamak.
– Akla uygun gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptıklarını gerçekten akıl almıyordu, ne çocukça davranışlar böyle.”