Kelime Kökeni: Farsça
– İyi savaşan
– Savaşta düşman askerini kırıp geçiren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-şiken savaşan askerin önüne hangi cellat geçebilir ki?”
Kelime Kökeni: Farsça
– İyi savaşan
– Savaşta düşman askerini kırıp geçiren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-şiken savaşan askerin önüne hangi cellat geçebilir ki?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Asker çeken, asker idare eden, ordu yöneten, Kumandan, Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Leşker-keş kelimesinin anlamı orduyu yöneten Komutan anlamına gelmektedir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel, iyi
– Güçlü, kuvvetli, sağlam, kavi, dayanıklı olan
– Olmasın diye, etmesin diye, bağlaç olmasın diye, olmaya ki, belki
Cümle içinde kullanımı: “Kardeşlerden her biri lest, dayanıklı bir yapıya sahip lakin küçük olanı daha içine kapalıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüz örtüsü, peçe, yaşmak, puşu, nikap
Cümle içinde kullanımı: “Atatürk kılık kıyafet inkılabını getirmeden önce büyük şehirler dahil bütün kadınlar sokağa lesme ile çıkıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hırsızlık yapma, hırsızlık, çalma, sirkat
Cümle içinde kullanımı: “Dayım lesâs yaptığı iddiasıyla dün gece zaptiyeler tarafından tutulmuş bu gün haberi geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça-less
– Yılan akrep ve benzeri zehirli zehirli hayvan sokması, zehirlenme
– Sürekli, daim olan, ebedi, kalıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Les soktu mu feleğin şaşırır mazallah ölürsün bile.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreten, titreme veren, sarsıntı veren
Cümle içinde kullanımı: “Lerze-resân sevdan sayesinde can çekişiyor ama ölmüyordum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreyen, titrek, titreyici, titremeye tutulmuş
Cümle içindeki kullanımı: “Onu kapı önünde bulduğumda lerze-nâk halde yarı baygın yatıyordu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreten, titreme veren, titreşim yaratan
– Vibratör
Cümle içinde kullanımı: ” Bu soğuk da vücudumu lerze-bahş eden ne ayazdır ne de kasım rüzgarı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreme, titreyiş, kırpışma
Cümle içinde kullanımı: “Sahra çölündeki bir lerze hayal gibi görürüm seni, bir varsındır bir yoksundur. “