Kelime Kökeni: Arapça
– Şişmanlık, etlilik, semizlik, bakımlılık, semen, tav
– Zayıflık karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Sığırların bahar sonu lâhâmet olmasını lazım ki, kurban bayramında iyi para kazanalım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şişmanlık, etlilik, semizlik, bakımlılık, semen, tav
– Zayıflık karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Sığırların bahar sonu lâhâmet olmasını lazım ki, kurban bayramında iyi para kazanalım. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Birden fazla kavramı olan söz, birden fazla anlamı olan söz
Cümle içinde kullanımı: “Lafz-ı müşterek anlatımlarla kimseyi şaibe altında bırakmayınız rica ediyorum. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kenevir, kendir, kenevirden yapılmış
– Cannabaceae familyasına ait çift çenekli sapı lifli otsu bitki
Cümle içinde kullanımı: “Çok uzun zamandır tarlalarımızda lâdine yetiştirmiyoruz. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Akılsız, ahmak, beyinsiz, ebleh, bön, alık, budala, aptal
Cümle içinde kullanımı: “İstediğin kadar kelam dök, sayfalarca anlat lâde birine nizam öğretemezsin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahlak dışıcılık, töre dışıcılık, amoralizm
– Ahlak dışı bir yaşam tarzı benimsemiş olan topluluk
Cümle içinde kullanımı: “Tarih gösteriyor ki lâ-ahlâkıyye bir hayat süren tüm topluluklar ve ülkeler yok olarak ortadan kaybolmuştur. ”
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Ferahlık, açıklık, revnak, tazelik
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerin kaynattığı nane şerbeti mis kokusu ve tadıyla küşâyiş veren bir meşrubattı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gün tutulması
– Güneş tutulması
– Ayın yer ile güneş arasına girerek güneşi kısmen veya tamamen gölgesiyle örtmesi olayı
Cümle içinde kullanımı: “Çocukken hayatta en korktuğum şey küsûf sonrası güneşin kaybolması ve geri gelmeyeceği düşüncesiydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gök gürültüsü, gök gürlemesi, yıldırım düşmesi ve şimşek çakması sonucunda gökyüzünde duyulan gürültü
Cümle içinde kullanımı: “Yaklaşan fırtınanın şiddeti kudret topunun evleri sallayan sesinden belli.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’a en yakın olarak kabul edilen büyük melekler, Dört büyük melek
– Allah’a ibadet etmekle meşgul olan melekler (Cebrail, Mikail, Azrail, İsrafil)
Cümle içinde kullanımı: “Biz kullar ibadet ediyorsak sanmayın ki yalnızız, Yaratanın yanında yer alan kerrûbiyyûn da ibadet ederek minnetini gösterir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Belli bir kavimden olma durumu
– Kavme bağlılık
– Bir kavmin kendine özgü özellikleri, kavim hususiyetleri, kavimcilik
– Milliyetçilik, ulusçuluk
Cümle içinde kullanımı: “Irk, meşreb, mezhep, kavmiyyet, öf ve adetlerin farklılıklarına rağmen İslam dinine tabii olan topluluklar kardeşlik çatısı altında toplanmalıdır. “